"Site Yoneticisi" tarafından yazılmış yazıları görüntülüyorsunuz

T.C.
SAĞLIK BAKANLIĞI
Personel Genel Müdürlüğü

Sayı : B.10.0.PER.0.12.00.16/
Konu : Özürlü Personel Alımı Sınavı Hk.

…………………….VALİLİĞİNE
(İl Sağlık Müdürlüğü)

İlgi : 06.09.2010 tarihli ve 213769 sayılı yazımız.

30.06.2010 tarih ve 161758 sayılı Bakanlık Onayı ile 19.09.2010 tarihinde yapılacağı açıklanan özürlü personel alımı sınavlarının; sınav teknolojisi, salon ve refakatçi temini, değişik unvanlı özür gruplarının öğrenim düzeyine göre soru ve cevaplar ile sınav kılavuzlarının hazırlanması ve sınavların tüm illerde yapılabilmesi bakımından, daha donanımlı bulunan ve kanunla kurulu sınav merkezi olan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nce yapılması ile sınav tarihi ile diğer hususların anılan Bakanlık ve Bakanlığımız arasında yapılacak protokolle belirlenmesinin, 31.08.2010 tarihli ve 206154 sayılı Bakanlık Makamı Onayı ile uygun görüldüğü ilgi yazımız ile bildirilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında söz konusu protokol 24.09.2010 tarihinde imzalanmıştır.
Buna göre;
1- Sınav uygulama duyurusunun, 01.10.2010 tarihinde T.C. Mill Eitim Bakanl internet adresinde yayımlanması,
2- Adaylara ait Sınav Giriş Belgelerinin, 03.11.2010 tarihinde T.C. Mill Eitim Bakanl internet adresinde ilan edilmesi,
3- Sınav Giriş Belgelerinin, 03.11.2010-10.11.2010 tarihleri içerisinde İl Sağlık Müdürlüklerince üzerine fotoğraf yapıştırıldıktan sonra onaylanarak adaylara verilmesi,
4- Sınavın, 13.11.2010 Cumartesi saat 10.30’da 81 il merkezinde yapılması,
5- Sınav sorularının ve cevap anahtarının, 15.11.2010 tarihinde T.C. Mill Eitim Bakanl internet adresinde yayımlanması,
6- Sınav sonuç bilgilerinin, 10.12.2010 tarihinde T.C. Mill Eitim Bakanl internet adresinde yayımlanması,
7- Adayların, sınava fotoğraflı sınav giriş kartı ve özel kimlik belgelerinden herhangi birini (nüfus cüzdanı, sürücü belgesi veya pasaport) sınava girerken yanlarında bulundurmalarının sağlanması,
Hususları hüküm altına alınmıştır.
Bu çerçevede, Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatı Kadrolarına 2010 Yılı Açıktan Özürlü Personel Alımı Sınav Kılavuzunda değişiklikler yapılmış olup sınav ile ilgili usul ve esaslar Bakanlığımızın T.C. Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü internet adresinde yayımlanan sınav kılavuzunda açıklanmıştır. İlgili personel ve sınava müracaat eden adayların sınav kılavuzunda belirtilen usul ve esaslara uymaları gerekmektedir.
Bilgilerinizi ve yukarıda belirtilen hususların ilgili personel ile sınava müracaat eden adaylara duyurulması hususunda gereğini önemle rica ederim.

Hikmet ÇOLAK
Bakan a.
Genel Müdür V.
kaynak:Engelliler.gen.tr

Arkadaşlar 1 ekim 2010 tarihinde yürürlüğe gireceği söylenen ( ve bizimde şu başlıkta duyurusunu yaptığımız) GSS (Genel Sağlık Sigortası) 2012 yılına ertelendi.
Konuyla ilgili detaylı açıklamalar için Tıklayınız

kaynak:engelliler.gen.tr

47. Uluslararası Altın Portakal Film Festivali’nin galası, ikisi görme biri de bedensel engelli üç gencin vereceği konserle başlayacak.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle, Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın bu yıl 47′incisini düzenlediği Altın Portakal Film Festivali’ne engelliler de katılacak. Festival etkinliklerinin gerçekleştirileceği bina ve salonlar engelliler için özel olarak düzenlenirken, gala gecesinin açılışı da engelli çocuk ve gençler tarafından yapılacak.

“Engelsiz Trio”

Etkinlikte, viyolensel çalan Antalya Devlet Konservatuvarı öğrencisi görme engelli Alp Özsökmen, keman çalan görme engelli Zeynep Temirci ile yan flüt çalan bedensel engelli Tuğba Ak’tan oluşan ”Engelsiz Trio”, Gabriel Faure’nin ”Pavane” adlı eserini seslendirecek.

Gala gecesi için Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde provalarını sürdüren ”Engelsiz Trio”nun çalışmalarına Antalya Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Devrim Demirel ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Engelliler Birimi’nde görev yapan eşi Selen Demirel destek veriyor.

Amaç kırmadan protesto

Devrim Demirel, ”Protesto, illa bağırıp çağırarak, kırıp dökerek olmaz. Türkiye’de engellilerin önüne çıkarılan engelleri biz sanatla protesto edeceğiz. Bu yıl Altın Portakal’da engellilik teması da işlenecek” diye konuştu.

Demirel, galanın başlangıç gongunun ise down sendromlu bir çocuk tarafından çalınmasının planlandığını da bildirdi.

Gecede yan flüt çalacak olan doğuştan yüzde 95 bedensel engelli 14 yaşındaki Tuğba Ak, tekerlekli sandalyesi yüzünden okul servislerinin kendisini eğitim gördüğü liseye taşımayı reddetmesiyle gündeme gelmişti.

Kaynak:engelliler.gen.tr

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) Eğitim Bilimleri Sınavı, 31 Ekim Pazar Günü yapılacak.

ÖSYM, KPSS Eğitim Bilimleri testinin iptal edilmesinin ardından sene sonuna kadar yapılacak 12 sınavın tarihlerinin değişeceğini bildirmişti. Bunun üzerine ÖSYM KPSS Eğitim Bilimleri sınavının da dahil olduğu yeni bir sınav takvimi belirledi.

Buna göre, KPSS Eğitim Bilimleri sınavı 31 Ekim 2010 Pazar, KPSS Ortaöğretim-Önlisans sınavı 28 Kasım 2010 Pazar, Kamu personeli Yabancı Dil Bilgisi Sınavı (KPDS) ile Tıpta Yeterlilik Sınavı 5 Aralık 2010 Pazar günü yapılacak.

Diğer sınavların tarihleri şöyle:

”Adalet Bakanlığı İcra Müdür ve İcra Müdür Yardımcılığı Seçme Sınavı 7 Kasım 2010 Pazar, Maliye Bakanlığı Mali Hizmetler Uzman Yardımcılığı Özel Yarışma Sınavı 27 Kasım 2010 Cumartesi, Adalet Bakanlığı İdari Yargı Hakim Adaylığı Yarışma Sınavı 4 Aralık 2010 Cumartesi, Adalet Bakanlığı Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Yarışma Sınavı 12 Aralık 2010 Pazar, Akademik Personel ve Lisans Üstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) Sonbahar Dönemi, 19 Aralık 2010 Pazar, Üniversiteler Arası Kurul Yabancı Dil Sınavı (ÜDS) Sonbahar Dönemi 26 Aralık 2010 Pazar.”

Tıpta uzmanlık eğitimi görmek üzere Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerine, üniversitelerin tıp fakültelerine ve Gülhane Askeri Tıp Fakültesine alınacak adaylar için yapılacak olan 2010-Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) ve daha ileri seviyede Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi görmek isteyen adaylar için 2010-Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (YDUS) sınavları 2011 yılının Ocak ve Şubat aylarında 2011 İlkbahar Dönemi sınavları ile birleştirilerek yapılacak.

9-13 Ağustos 2010 tarihleri arasında TUS Sonbahar Dönemi’ne başvuran adaylar, 2011-TUS İlkbahar Dönemi için yeniden başvurmayacaklar. Bu adaylardan başvurularını iptal ettirmek isteyen adayların sınav ücretleri iade edilecek. Bu adaylar için bina/salon atamaları yeniden yapılacak; Sınava Giriş ve Kimlik Belgeleri yeniden gönderilecek.

İptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Sınavıyla birlikte ÖSYM’nin ertelediği diğer sınavların tarihleri de belli oldu.

Buna göre Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı(KPDS) Sonbahar Dönemi başvuruları 4-13 Ekim tarihleri arasında yapılacak Sınav ise 5 Aralık 2010 tarihinde yapılacak. Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı(ALES) Sonbahar Dönemi’ne başvurular 18-28 Ekim tarihlerinde yapılacak, sınav tarihi ise 19 Aralık olarak belirlendi. Daha önce başvuruları alınan Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı(ÜDS) Sonbahar Dönemi de 26 Aralık’ta yapılacak.

Kaynak: Engelliler.Gen.Tr

Evde bakım parasında yasadışı uygulama var

Raporla şu an için 347 liranın altında geliri olanlara evde bakım parası ödeniyor. Yasaya göre, sadece evde bakıma muhtaç olanın gelirine bakılması gerekirken, yönetmelikle bütün ailenin gelirine bakıldığı için birçokları parayı alamıyor

Konuyu Maliye Başmüfettişi Ahmet uüzansoy, Habertürk Gazetesi’nde yorum köşesinde dile getirdi ve başlığı da “Yasa destek, yönetmelik köstek: Özürlü ailelerinin bakım yardımı çilesi” idi. 2828 Sayılı “Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu”nun 01.02.2007 tarih ve 5579 Sayılı Kanun’la getirilen ek 7′nci maddesine göre, “Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirlerinin toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3′ünden (347 lira) daha az olan bakıma muhtaç özürlülere, resmi veya özel bakım merkezlerinde ya da ikametgâhlarında bakım hizmeti verilmesi sağlanır.” diyor. Ayrıca söz konusu düzenlemede şu ifadeler de yer alıyor:

YASA ‘MUHTACIN GELİRİ’ DİYOR

Bakıma muhtaç özürlülere sunulacak bakım hizmetlerinin kapsamına, bakım hizmetinden yararlanabileceklerin başvuru şekline ve bu hizmetleri verecek olan gerçek ve tüzel kişilerin izin, çalışma, denetim, ücretlendirme ile bakım hizmeti karşılığı yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar; kurumun koordinatörlüğünde, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Bakıma muhtaç özürlülere sunulacak bakım hizmetinin karşılığı olarak belirlenecek kişi başına aylık bakım ücreti tutarı, iki aylık net asgari ücretten fazla olamaz” dendiği halde kanundan sonra çıkan yönetmelik yukarıdaki ibareye uymamaktadır.
Buna göre, özürlünün kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin aylık ortalama gelirlerinin kişi başı tutarı, asgari ücretin net tutarının üçte ikisinden (2/3) az olduğu takdirde bakım ücreti ödenecektir.

YÖNETMELİK TÜM AİLEYE BAKIYOR

Yasaya rağmen “Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik” hazırlanırken ne gerekçe ne de yasa maddesi dikkate alınmıştır. Yönetmelikte, kendisine bile bakamayacak durumda olan özürlü, sağlam vatandaştan bile fazla olarak eşine, çocuklarına, ana ve babasına, çocuklarının eşlerine, evli olmayan torunlarına, ana ve babasının ana ve babasına, evli olmayan kardeşlerine, eşinin ana ve babasına, eşinin evli olmayan kardeşlerine, tabiri caizse yedi sülalesine bakmakla yükümlü tutulmuştur. Özürlüye vicdanen bakanlar, sanki bakıma muhtaç özürlünün bakmak zorunda olduğu kişiler gibi sayılmıştır. Yani kendisi bakıma muhtaç kişinin sırtına, bütün akrabalarına bakma zorunluluğu yüklenmiştir. Daha az sayıda özürlüye bakım ücreti ödemek için böyle bir yol bulunmuştur. Fakat sorun şudur ki, eş ve çocuklar dışında hiç kimse, özürlünün anne babası dahil, 18 yaşını doldurmuş bir özürlüye bakmak zorunda değildir.

Evde bakım yardımı ikinci 6 ay için 544 lira

2010 yılı rakamlarına göre aylık evde bakım ücreti ilk 6 aylık dönem için engelli yakınlarına aylık 522.33 TL, ikinci 6 aylık dönemde ise 544.90 TL ücret ödenmektedir. Bu rakam, geçtiğimiz yıl aylık 496.53 TL’ydi. Öte yandan 2009 yılında evde bakım ücretinden 199 bin engelli vatandaş faydalandı. Bu kapsamda, 199 bin engelli yakınına toplam 950 milyon TL’lik bakım ücreti ödendi. Ancak başvunun bu rakamın çok üzerinde olduğu belirtiliyor. Hizmet modelinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması çalışmaları kapsamında bu yıl 297 bin özürlüye ulaşılarak, yakınlarına toplam 1 milyar 474 milyon TL tahsis edilecek. Son 3 yıldır bakıma muhtaç özürlülerin evlerinde, aileleri tarafından bakımını teşvik etmek için yakınına aylık bakım ücreti ödüyor. Ücret için sosyal hizmetler il müdürlüklerine başvuruluyor.

kaynak:Engelliler.gen.tr

Geçirdiği trafik kazası sonucu belden aşağısı tutmayan Hatice engel tanımadı. Önce mahkum olduğu yataktan kalktı. Ardından hayalindeki mesleği yapabilmek için girdiği üniversite sınavını kazandı. Zorlu tedavi sürecinde kızlarına destek olan aile onu üniversite eğitiminde de yalnız bırakmadı. Memleketleri Denizli’yi terk edip Sivas’a yerleşti.

Trafik kazası geçirdi. Yatağa mahkum kaldı Hatice Boztaş 6 sene önce, ama umudunu kaybetmedi. Çok çalıştı.

Önce mahkum olduğu yataktan kalktı.

Ardından çok istediği üniversite hayalini gerçekleştirdi. İşte engelli Hatice’nin engel tanımayan öğretmen olma azmi.

2004 yılıydı.

Hatice ve ailesi tatil için Fethiye’ye gitmişti. Dönüş yolunda trafik kazası geçirdiler. Teysezi öldü. Hatice’nin ise belden aşağısı tutmuyordu.

Yıllarca hastanede tedavi gördü. En büyük destekçisi ailesi oldu.

Doktorların ayağa kalması mucize olur dediği Boztaş bir taraftan yaşama tutunmak, diğer taraftan öğretmenlik hayalini gerçekleştirmek için azimle çalıştı.

2 yılın sonunda özel bir alet yardımıyla yürümeyi başaran Hatice aynı zamanda da liseyi açıköğretim okuyarak bitirdi.

Boztaş’ın son hedefiyse hayalindeki mesleğe ulaşmaktı. Yani öğretmen olmak. Bunun için üniversiteye giriş sınavlarına hazırlandı.

Ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümünü kazandı.

Ailesi engelli kızlarını okutabilmek için yaşadıkları Denizli’den ayrılıp Sivas’a yerleşti.

Hatice Boztaş’ı babası her gün arabasıyla fakülteye getirip, eğitim gördüğü sınıfa kadar çıkartıyor.

Hatice’ye bir destek de üniversitesinden geldi. Dekanlık onun için en kısa zamanda binaya asansör yapacak.

http://engelliler.gen.tr/f53/engelli-ogretmen-adayi-yilmadi-1332/#post3071


ENGELLİLERİN YURTİÇİ ARAÇ ALIMINDAKİ UYGULAMALARI
1.MALUL VE ENGELLİLERİN KULLANILMAMIŞ ARAÇ ALIMINA İSTİSNA UYGULAMASI
16/07/2004 tarih 5228 sayılı kanun un 21.maddesiyle 4760 sayılı özel tüketim vergisi kanunun 7 maddesinin numaralı bendinde yapılan değişiklik uyarınca 1 seri no lu ÖTV genel tebliğinin (3) (7,2,1) bölümü başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
*7,2,1 malul ve engellilere mahsus taşıt araçları istisnası
kanunun 7 nci maddesinin 5228 sayılı kanunla değişik iki numaralı fıkrası ile (ıı) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan 87,03 (motor silindir hacmi 1,600 cm küpü aşanlar hariç)87,04 (motor silindir hacmi 2,800 cm küpü aşanlar hariç ve 87,11 G.T.İ.P numaralarında yer alanların,sakatlık derecesi %90 veya daha fazla olan malul ve engelliler ile bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı vergiden istisna edilmiştir.
7,2,1,1 sakatlık dereceleri % 90 ve daha fazla olan malul ve engelliler adına kayıtlı araçlarda istisna uygulaması
2 sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi araçlardan (87,03 motor silindir hacmi 1,600 cm küpü aşanlar hariç)87,04 (motor silindir hacmi 2,800 cm küpü aşanlar hariç) ve 87,11 tarife pozisyonlarında yer alanların,sakatlık derecesi %90 veya daha fazla olan malul ve engelliler tarafından beş yılda bir defa olmak üzere ilk iktisabı müstesnadır.bu istisnadan yararlanmak için,sakatlık derecesi %90 veya daha fazla olan malul ve engellilere ait taşıtın özel tertibatlı olması şartı aranmayacaktır.sakatlık dereceleri,özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelikle belirlenen esaslara göre tespit edilecektir.söz konusu yönetmeliğe göre sakatlık derecesi %90 veya daha fazla olduğuna dair yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak sağlık kurulu raporu,araçların ilk iktisabının yapılacağı motorlu araç ticareti yapanlar tarafından vergi dairesine verilecek 2a numaralı ÖTV beyannamesine eklenecek ve beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır.vergi dairesince kabul edilen beyanname ve ekleri incelenerek tahakkuk fişi ve istisna uygulandığını gösteren ÖTV ödeme belgesi düzenlenecek ve mükellefe verilecektir.
7,2,1,2 malul ve engelliler tarafında bizzat kullanmak amacıyla ilk iktisabı yapılan araçlarda istisna uygulaması
2 sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi araçlardan (87,03 motor silindir hacmi 1,600 cm küpü aşanlar hariç)87,04 (motor silindir hacmi 2,800 cm küpü aşanlar hariç) ve 87,11 tarife pozisyonlarında yer alanların,bizzat kullanmak amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından ilk iktisabı ÖTV den istisna edilmiştir.bu istisnadan yararlanan kişilerin istisna uygulanana ilişkin olarak mükellefler tarafından verilecek ÖTV beyannamesine;
-alıcının maluliyeti veya sakatlığı ile özel tertibat yaptırılan araçları kullanabileceğine dair özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümleri uyarınca yetkili sağlık kuruluşlarından alınan sağlık kurulu raporu,
-aracın sakatlığa uygun olarak tadil edildiğine dair teknik belgenin aslı veya noter onaylı örneği,
-alıcının ‘h’ sınıfı sürücü belgesinin fotokopisi,
eklenecek ve beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır.
vergi dairesince kabul edilen beyanname ve ekleri incelenerek,araçta yapılan özel tertibatın raporda yazılı sakatlığa uygun hareket ettirici bir tadilat olduğu tespit edilecektir.bu tespit üzerine tahakkuk fişi ve istisna uygulandığını gösteren ÖTV Ödeme belgesi düzenlenecek ve mükellefe verilecektir.
7,2,1,3 ortak hususlar
yukarıda belirlenen usul ve esaslara göre ilk iktisabında ÖTV istisnası uygulanan araçlar için istisnadan yararlanan kişi veya kişiler adına düzenlenecek faturalarda ÖTV gösterilmeyecektir.bu araçların kayıt ve tescilini yapanların,araç sahibinin faturada ve ötv ödeme belgesinde alıcı olarak gösterilen Kişi veya kişiler olduğunu tespit etmeleri gerekmektir.
mükellefler,bu kapsamda istisna uygulanan işleminin bulunduğu aylar için 1 seri no lu ÖTV genel tebliği ekinde örneği bulunan (ek:1) forma uygun olarak düzenleyecekleri listeleri,takip eden ayın on beşinci günü akşamına kadar gelirler genel müdürlüğünün ( 0 312 415 28 21,415 28 22 tele faks numaralarına göndereceklerdir.
malul ve engellilerin yurt dışından ithal edeceği taşıt araçlar için de bu belgelerin gümrük idaresine ibrazı üzerine istisna uygulanacaktır.istisna kapsamında taşıt aracı ithal edenlerin kimlik bilgileri (adı,soyadı ana ve baba adı,doğum yeri ve tarihi),sakatlığa dair raporun verildiği hastane,tarihi,sayısı,sakatlık türü ve derecesi ile ithal edilen taşıt aracının özeliklerini ( G T İ P numarası,cinsi,modeli markası,tipi motor silindir hacmi )gösteren listeler gümrük idarelerince aylık olarak hazırlanarak,takip eden ayın on beşinci günü akşamına kadar gelirler genel müdürlüğünün 0 312 415 28 21,415 28 22telefaks numaralarına gönderilecektir.
Yukarıda açıklanan usul ve esaslara göre istisnadan yararlananlar,5 yıl süre ile ikinci bir defa bu istisnadan yararlanamayacaklardır.
öte yandan bu şekilde istisna kapsamında iktisap edilen araçların istisnadan yararlananlar dışındakilere satışında bu tebliğin (15,2) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde vergileme yapılacaktır.
Engelli birey veya ailesinin başvuracakları herhangi bir otomotiv bayisinden alacağı sıfır otomobillerde ÖTV(özel tüketim vergisi) ve MTV(motorlu taşıtlar vergisi )gibi vergi muafiyetlerinden yararlanılır.
Daha ayrıntılı bilgi için:0 312 245 40 40 0 546 404 15 16
BAŞBAKANLIK ÖZÜRLÜLER İDARESİNCE DÜZENLENMİŞ OLAN ÖZÜRLÜ KİMLİK KARTI.
%40 dahil üzerinde herhangi bir engeli bulunan bireyler bulundukları illerde ki hakem hastanelerden alacakları sağlık kurulu raporları ile bulunduğu ilde ki sosyal hizmetler il müdürlüğüne başvuru yaparak nufüs cüzdanlarına özürlü ibaresi yazdırdıkları durumunda uçak,tren,gemi vapur gibi seyahatler de,maç girişlerinde,devlet tiyatroları gösteriminde ve cep telefonları aboneliklerinden %40 indirimlerinden yararlanılır
.
2022 ÖZÜRLÜ MAAŞINDAN KİMLER YARARLANIR.
%40 dahil üzerinde herhangi bir engeli bulunan sosyal güvencesi olmayan erkek,bekar bayanlar ve sosyal güvencesi olmayan evli bayanlar.
Nasıl yararlanılır;bulundukları ilçelerdeki kaymakamlığa bağlı olan mal müdürlüklerine başvurularını yaparak istenilen belgeler hazırlandıktan sonra 3 ayda bir rapor derece orantısına göre belirlenecek olan düzeyde maaş alırlar.
.NOT:2022 maaş kartı olan engelliler sağlık giderlerini 01/01/2005 tarihi itibariyle yeşil kart tarafından sağlanmaya başlanılmıştır.
VERGİ MUAFİYETİ
%40 dahil engelli raporu olan çalışan bireyler aldıkları ücretlerden kesilen gelir vergisinden birinci ikinci ve üçüncü dereceler ile muafiyetten yararlanırlar.bu muafiyetlerden hanesinde engellisi olan diğer aile fertleri de engelli kişinin raporu ile bahsi geçen muafiyetten yararlanırlar.başvurular bulundukları illerin defterdarlarına yapılır.
SAYISAL LOTO BAYİLİĞİ
En az Bir yıllık vergi mükellefliği bulunan %40 dahil üzerinde sağlık kurulu raporu olan her engelli birey milli piyango genel müdürlüğü tarafından verilen sayısal loto bayiliklerini alabilir.
TOPLU TAŞIM ARAÇLARINDA Kİ İNDİRİMLER.
%40 dahil üzerinde sağlık kurulu raporu olan her engelli birey bulundukları il ve ilçelerdeki belediye meclislerinin almış oldukları kararlar doğrultusun da yararlanabilirler.Başvurular bulundukları bölgelerde ki belediyelerdir.
ENGELLİLER SAĞLIK,TEMİZLİK VE EŞYA TAMİRLERİ GİBİ HİZMETLERDEN NASIL YARARLANIR.
Ankara Büyükşehir belediye başkanı Melih GÖKÇEK Ankara da kurmuş olduğu engeliler hizmet merkezinde hanesinde engellisi olan her eve 20 günde bir temizlik ekibi giderek evin komple temizlikleri yapılıyor.Ayrıca tamir edilmesi gereken ev eşyalarının da tamirleri yapılmakta sağlık ekipleri de talep edilmesi durumunda evlerde hizmet vermektedir.yapılan bu çalışmaların tamamı ücretsizdir.Bahsi Geçen Merkez de engelliler için yüzme havuzları fizyoterapi ve bilgisayar kursları da verilmektedir.daha ayrıntılı bilgi için 0 312 245 40 40-0 312 273 38 37- 0 546 404 15 16
GÖRME ENGELLİLER İÇİN INTERNET CAFE
Ankara Büyükşehir belediye başkanı Melih GÖKÇEK ‘in Ankara Beşevler de yaptırmış olduğu Internet cafe görme engellilere göre uyarlanarak 30 adet konuşan bilgisayarlar ile ücretsiz hizmet vermektedir daha ayrıntılı bilgi için 0 312 245 40 40-0 312 222 94 02-01 GSM:0 546 404 15 16
ÖZÜRLÜ VATANDAŞLARIMIZ TARAFINDAN İTHAL EDİLEBİLECEK ÖZEL
TERTİBATLI ARAÇ VE EŞYA
05.02.2000 tarihinde Gümrük Müsteşarlığınca yürürlüğe konulan 4458 sayılı Kanun ile Özürlü Vatandaşlarımızın sosyal yaşamlarını kolaylaştırmak için yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler içerisinde yer alan ortopedik özürlü vatandaşlarımıza yurt dışından özürlü koltuğu ve bisikletin yanı sıra Motor silindir hacmi 1600 (dahil) cc’ye kadar olan binek otomobiller (arazi taşıtları hariç) ve minibüsün yaş haddine bakılmaksızın muafen ithaline izin verilmektedir.(01.06.2001 tarihli 24440 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Malul ve sakat tarafından ithal edilmek istenen araç minibüs ise, minibüsün el ve ayak fonksiyonunu tamamen yitirmiş, özürlü kişinin araca binip inmesiyle, taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunması öngörülmüştür.
Özel surette yapılmış hareket ettirici tertibatı bulunmayan ve sadece otomatik vitesli binek otomobil ile sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunmayan minibüsün muafiyetten yararlandırılmak suretiyle ithali mümkün değildir.
Binek oto ve minibüsün standart olmayan aksesuarları bulunması halinde bu aksesuarların ithaline gümrük vergilerinin tahsili kaydıyla izin verilir.
Özürlü kişi; Türkiye Gümrük Bölgesi dışında çalışıyor ise, ikametini Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak nakletmesi halinde (bu şart sadece minibüs, binek otomobil ve motosiklet için geçerlidir. Motorlu ve motorsuz koltuklar ile bisikletler zati eşya kapsamında kesin dönüş şartı aranmaksızın özürlü kişi tarafından muafen ithal edilebilir.)
Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik ise Yurt dışına resmi kanalla döviz transferi veya Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından kendisine bağış yoluyla gönderilen özel tertibatlı özürlü aracını ithalat vergilerinden muaf olarak ithal edebilirler.
Özürlü Vatandaşlarımızın araçlarının ithal işlemlerinde sorunlarla karşılaşmamaları amacıyla 07.11.2000 tarihli 24223 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 8 seri no’lu Gümrük Genel Tebliği (Muafiyetler) ile araç ithaline ilişkin işlemler yeniden düzenlenmiştir.
Bu Tebliğe göre özürlü vatandaşlar yurt dışından aracını getirmeden gerekli belgelerle birlikte (Sağlık Kurulu Raporu, Sürücü Belgesi) Ankara Naklihane ve Bedensiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’ne müracaat ederek ve bu gümrük idaresinde oluşturulan komisyondan izin belgesi alması gerekmektedir. Söz konusu komisyon Gümrük Müsteşarlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Sakatlar Konfederasyonu temsilcilerinden oluşmaktadır.
Malul veya özürlü kişiler: mülkiyetlerinde bu yolla muafen ithal edilmiş özel tertibatlı otomobil, minibüs ve motosiklet kayıtlı olduğu sürece ve bunların fiili ithal tarihinden itibaren 5 (Beş) yıl geçmedikçe, bu taşıtları satamaz ve yeniden aynı şekilde muaf olarak otomobil, minibüs ve motosiklet ithal edemezler. (13.05.2000 tarihli 24048 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6 seri no’lu Gümrük Genel Tebliğ’de Değişiklik yapılmasına Dair Tebliğ (Muafiyetler)
Malul ve özürlü tarafından ithal edilen özel tertibatlı otomobil, minibüs ve motosikletlerin fiili ithal tarihinden itibaren 10 yıl geçmemişse malul ve özürlü olmayanlara gümrük vergileri tahsil edilmeden satışı, hibesi ve devri mümkün değildir.
İzin alınmadan, ödünç verilen, kiralanan devredilen veya satılan eşyanın gümrük vergileri 4458 sayılı Gümrük Kanununun 181 ila 194.üncü madde hükümleri uyarınca tahsil edilmekle beraber ayrıca 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun hükümlerine göre takibat yapılır.(6 seri no’lu Gümrük Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Muafiyetler)
Diğer taraftan, 05.02.2000 tarih ve 23955 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2000/53 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında karar’ın 113. 116. maddeleri uyarınca, görme özürlülerin eğitsel, bilimsel veya kültürel gelişimlerine yönelik olmak üzere özel surette imal edilmiş olan ve bu Kararın 3’nolu ekinde yer alan eşya gümrük vergilerinden muaftır. Görme özürlüler hariç olmak üzere malul ve özürlülerin eğitimi, çalışması veya fiziksel ve ruhsal olarak sosyal gelişimlerine yönelik olarak özel surette imal edilmiş olup, malul ve özürlülerin kendi kullanımları için getirdikleri veya onlara yardım sağlanması amacına yönelik olarak kamu yararına faaliyette bulunan dernekler ile Sağlık Bakanlığınca yetki verilmiş kurum veya kurumlarca ithal edilen eşya da gümrük vergilerinden muaf bulunmaktadır.
Söz konusu Kararın 113. ve 116. maddeleri gereğince muafen ithal edilen eşya, gümrüğün izni olmadan ve gümrük vergileri alınmadan malul ve sakat olmayanlara ödünç verilemez, kiralanamaz, devredilemez veya satılamaz. (13.05.2000 tarihli 24048 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6 seri nolu Gümrük Genel Tebliğ’de Değişiklik yapılmasına Dair Tebliğ(Muafiyetler)
Gümrük vergilerinden muafen ithali yapılan eşya için muafiyet tanınmasını sağlayan şartları kaybeden veya muafen ithal edilen eşyayı Kararın 113. ila 118’inci maddelerinde belirtilenlerden başka amaçlarla kullanmayı talep eden kişi, kurum ve kuruluşların gümrük idaresine bildirimde bulunarak izin alması gerekir. Bu izin ancak gümrük vergilerinin tahsil edilmesi kaydıyla verilebilir.
Söz konusu eşya ve malzemeler muafiyetin veriliş amacına uygun kullanılmak ve ilgili gümrük müdürlüğünden izin alınmak kaydıyla muafiyet hakkı tanınmış başka bir kurum veya kuruluşa ödünç verilir, kiralanır, devredilir veya satılırsa gümrük vergileri aranmaz.
Minibüslerde ise, ithalat Gümrük Müsteşarlığının olumlu ön iznini müteakip gerçekleştirebilmektedir.
Binek otomobili veya minibüsün ithaline ilişkin Komisyon kararının olumlu olması halinde, otomobil ile minibüs için Ankara Naklihane ve Bedelsiz ithalat Gümrük Müdürlüğü’nce geçerlilik süresi 6 (ay) olmak üzere “İthal İzin Belgesi” düzenlenir.
Taşıt, izin belgesinin geçerlilik süresi içerisinde 18.02.2002 tarih ve 23968 sayılı Resmi Gazetede yayımlaman 2 seri no’lu Gümrük Genel Tebliğin (Muafiyetler) 5’inci maddesinde belirtilen belgelerle birlikte Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’ne teslim edilir. Gümrük Müdürü veya yetkili kılacağı Gümrük Müdür Yardımcısı başkanlığında iki muayene memurundan oluşturulan heyet tarafından aracın söz konusu heyet kararına uygunluğunun tespiti akabinde ithaline izin verilir.
Gümrük idaresince, ithal işlemi tamamlanan binek otomobil veya minibüs için düzenlenecek trafik şahadetnamesine şerh konularak ilgili trafik tescil dairesine gönderilir.
Özürlü vatandaşlarımız tarafından ithalden sonra Trafik Tescil İşlemleri yapan Trafik idarelerinden bu araçlara özürlü amblemli plaka verilmektedir.
Zaman zaman, özürlü vatandaşlarımıza sağlanan bu vergisizlik hakkının kötüye kullanıldığı tespit edilmekte, özürlü olmayan bu kişiler hakkında yasal gerekliliğe gidilmektedir.
Gerçekten özürlü olan vatandaş adına düzenlenen belgelere dayanılarak araç vergilerinden muaf bir şekilde ithal edilmektedir. Ancak özürlü kişi adına getirilen araç bu kişi tarafından kullanılmadan, özürlü olmayan ya da önemsiz bir özürlü olan kişilerce hakları olmadan kullanılabilmektedir. Bu ise yasaların belirli bir kesime tanıdığı hakkın istismar edilmesi sonucunu doğurmaktadır.
Çağdaş bir ülke olmanın gereğinden hareketle özürlü vatandaşlarımızın yaşamının kolaylaştırma yönünde yapılan düzenlemelerin kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi için etkin bir caydırıcılık sisteminin işletilmesi gerekir.
Sadece özürlü vatandaşların kullanımları için muafen ithaline izin verilen binek otomobiller ile el ve ayak fonksiyonlarını yitirmiş bulunan kişilerin araç kullanmaları mümkün bulunmadığından kendisine birinci dereceden kan bağı ile bağlı olan veya sözleşmeli bir şoför tarafından kullanılması şartıyla ithaline izin verilen minibüslerin bu kişiler tarafından kullanılıp kullanılmadığının tespit edilebilmesi için emniyet birimleri tarafından yapılan trafik denetimlerinde bu durumu dikkate alınmaktadır.
Özürlü vatandaşlarımız tarafından ithal edilmek istenilen eşya ile yine bu kişiler tarafından kullanılmak üzere imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosikletin muafen ithaline ilişkin talepler doğrudan eşyanın getirildiği gümrük idaresine yapılmaktadır.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL KURULU’NUN 9 ARALIK 1975′DEKİ TOPLANTISINDA KABUL EDİLEN 3447 SAYILI ENGELLİ KİŞİLERİN HAKLARI BEYANNAMESİ

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Üye ülkelerin vaatlerine uyarak, Birleşmiş Milletler Beyannamesi hükümleri altında gerekli işbirliği tedbirlerini almak için ve sakat kişilerin hayat standartlarını yükseltmek amacıyla;
İnsan hak ve özgürlüklerinde, Evrensel Beyanname ilan edilen barış esasları çerçevesinde kişinin insan haysiyetine ve sosyal adalete inancını tekrar ederek;
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde, İnsan Hakları Uluslar arası Antlaşmasında, Çocuk Hakları Beyannamesinde, Akıl Hakları bildirisinde olduğu gibi Uluslar arası Çalışma Teşkilatı (ILO), Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO), Dü”nya Sağlık Teşkilatı (WHO), Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF) ve diğer organizasyonların yönetmeliklerinde, tavsiye ve tekliflerinde belirtilen prensipleri hatırlayarak;
Keza Ekonomik ve Sosyal Konseyin 6 Mayıs 1975′teki “Sakatlığın önlenmesi ve Sakatların Rehabilitasyonu” ile ilgili kararını hatırlayarak;
Sosyal Kalkınma ve Gelişme Beyannamesinde belirtilen, fiziksel ve zihinsel bozuklukları olan kişilerin bakım ve rehabilitasyonunu güvence altına alan ve hakların korunması lüzum belirtilen hususlara önemle işaret ederek;
Fiziksel ve zihinsel sakatlıkların önlenmesi, sakat kişilerin çeşitli faaliyet alanlarındaki yeteneklerini geliştirmelerine yardım edilmesi ve normal hayattaki beraberliklerinin geliştirilmesi gereğini daima hatırda tutarak;
Ve belirli ülkelerin kalkınma çabaları içinde bu konuda çok sınırlı çalışmalarla katkıda bulunabileceklerini bilerek;
Sakat kişilerin hakları beyannamesini ilan etmekte ve aşağıda belirtilen bu hakların korunması için hem ulusal hem de uluslar arası tedbirlerin alınmasını istemektedir.
1- “Sakat Kişi” normal bir ferdi, kişisel veya sosyal yaşayışında kendi kendine yapması gereken işleri bedensel veya zihinsel kabiliyetlerinde, kalıtımsal veya sonradan meydana gelen herhangi bir noksanlık sonucu yapamayan kişidir.
2- Sakat kişiler bu beyannamede belirtilen haklardan tam olarak yararlanacaklardır. Bu haklar, sakat kişinin veya ailesinin sahip olduğu ırk, renk, cinsiyet, lisan, din, siyasal ve diğer fikirler, milliyet veya sosyal orijin, servet ve doğum gibi konularda hiç bir ayrıcalık gözetilmeden dünyadaki bütün sakat kişilere tanınmıştır.
3- Sakat kişinin insan haysiyetine saygı gösterilmesi onun en doğal hakkıdır. Fakat kişilerin,sakatlık veya noksanlıklarının sebebi ne olursa olsun sahip oldukları düzgün yaşama şartlarına mümkün olduğu kadar normal ölçüde ve çok sahip olmak haklarıdır.
4- Sakat kişiler de, diğer insanların sahip oldukları medeni ve siyasi haklara sahiptirler.Akıl Hastalarının Hakları Beyannamesinin 7. maddesinde bu hakların sınırlandırılması ya da kaldırılması ile ilgili hükümler belirtilmiştir.
5- Sakat kişilerin mümkün olduğu kadar kendilerine güvenmelerini sağlayacak tedbirler alınmalıdır.
6- Sakat kişiler tıbbi, psikolojik ve fonksiyonel tedavi haklarına sahiptirler. Protez ve ortopedik uygulamalar, tıbbi ve sosyal rehabilitasyon çalışmaları, eğitim, mesleki eğitim, staj ve rehabilitasyon, yardım, istişare, plasman hizmetleri, sakat kişinin kabiliyet ve maharetlerini en yüksek düzeye çıkaracak ve onların sosyal beraberliğini hızlandıracak diğer bütün faaliyetler bu maddenin kapsamına girmektedir.
7- Sakat kişiler ekonomik ve sosyal güvenlik, düzgün hayat standardı haklarına sahiptirler.
8- Sakat kişilerin özel ihtiyaçları, ekonomik ve sosyal planlamanın her safhasında nazarı dikkate alınmalıdır.
9- Sakat kişiler aileleriyle veya yakınlarıyla birlikte yaşama ve her türlü sosyal, yaratıcı ve eğlendirici faaliyete katılma haklarına sahiptirler. Hiçbir sakat kişi ikamet ettiği çevre nedeniyle, durumu veya gelişmesi için gerekli isteklerinde ayrıcalığa tabi tutulamaz.
Eğer bir sakatın muhakkak özel bir müessesede veya çevrede kalması gerekiyorsa o zaman bu çevrenin, kendi normal yaşıtlarının kaldığı ve yaşadığı çevreye mümkün olduğu kadar yakın olması gereklidir.
10- Sakat kişiler her türlü istismara, ayrılma, kötüye kullanılabilir ve haysiyet kırıcı yasa ve muamelelere karşı korunmalıdır.
11- Sakat kişiler, şahıslarının ve mallarının korunması elzem olduğu hallerde, yeterli yasal yardımı sağlamaya muktedir olabilmelidirler. Eğer adli durum kendi gelişirse o zaman bu kişinin beden veya zeka durumu tümüyle dikkate alınmalıdır.
12- Sakat kişiler, haklarıyla ilgili her hususta kendilerine ait kuruluşlarla her zaman istişarede bulunabilmelidirler.
13- Bu beyannamede yazılı olan haklar, mümkün olan her türlü uygun vasıtayla sakat kişilere ve ailelerine tam olarak duyurulmalıdır.

Bursa merkez Osmangazi Belediyesi, dünyanın örnek tesislerinden biri olan hayvan barınağında engelliler için önemli bir projeye imza atıyor. ABD ve İngiltere’de yaygın olarak kullanılan Hipoterapi (at üstünde terapi) yöntemi sayesinde, engellilerin hem psikolojik hem de fiziksel gelişimlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.
Beş dönüm üzerine kurulan ve 130 ila 150 metre uzunluğundaki 5 parkurdan oluşan tesis, engellilere ücretsiz hizmet verecek. Bir ay içerisinde hizmete açılması planlanan tesiste çalışmalar son hızıyla sürüyor. Hipoterapi yönteminin uygulanacağı alanda çit ve ağaçlandırma çalışmaları tamamlanırken, Çekoslavakya ve İspanya’dan gelen gönüllüler de çalışmalara destek veriyor. Engellilere yönelik çalışmalara hassasiyetle yaklaştıklarına dikkat çeken Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, tedavi yönteminin profesyonel bir ekip tarafından uygulanacağını belirtti. Dündar “Engelli çocuklarımız doğayla iç içe bir ortamda atın insanlar üzerindeki olumlu etkisinden faydalanarak rehabilite olacaklar.” dedi.

HİPOTERAPİ YÖNTEMİ NEDİR?
Doktor Ayten Bozkaya Spastik Özürlü Çocuklar Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi Başhekim Yardımcısı Uzman Doktor Esin Selimoğlu “Hipoterapi” yönteminin, atın salınım hareketleri kullanılarak engelli çocukların duygusal, zihinsel ve fiziksel gelişimine katkı sağladığını belirtti. Selimoğlu, bu yöntemin, özellikle zihinsel ve bedensel engelli kişilerde, otizm, mental retardasyon, spina bfida, down sendromu, öğrenme bozuklukları, psikomotor gelişim gerilikleri, otistikler, depresifler ve beyin travması geçiren kişiler tarafından kullanılabileceğini belirtti. Bursa’da bu yöntemin çok kullanılmadığına işaret eden Selimoğlu, yüksek maliyet gerektiren hipoterapi yönteminin Osmangazi Belediyesi tarafından engellilere ücretsiz olarak verilmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

Skolyoz tedavisi üç ana başlıktan oluşur.
Bu başlıklar şu şekilde sıralanmaktadır

1: Egzersiz ve rehabilitasyon uygulamaları
2: Korseler
3: Cerrahi müdahaleler

Biz bu yazımızda “skolyozda egzersiz ve korsenin” önemi üzerinde duracağız.

Skolyozda egzersiz yapmanın önemi

Özellikle 30 derecenin altında eğriliklerde egzersizler skolyoz un artmasına önlemede çok yararladır. Bur da özellikle altı çizilmese gereken durum “skolyoz da egzersiz düzelme yapmaz” sadece var olan skolyoz un ilerlemesini önler.
Bunun yanı sıra kas dokusunun güçlenmesini sağladığı için olası bir cerrahi müdahalede vücudun daha çabuk kendisine gelmesini sağlar.

Skolyoz tedavisinde korsenin önemi
Korseleme konservatif tedavide 100 yılı aşkın bir süredir kullanılmaktadır.
Korse tedavisinde amaç “eğriliğin ilerlemesinin önlenmesi” ve “deformitenin düzeltilmesidir.”

Korseleme skolyozun doğal seyrini değiştirerek olumlu yönde gelişme sağlar.
İdiyopatik skolyozda fizyoterapi ve uygun korse tedavisi eğrilikte maksimum düzelme sağlamak için en etkin konservatif tedavi yöntemidir. Özellikle skolyoza özgü egzersiz programları ile 3 boyutlu maksimum etki ve günlük yaşam aktiviteleri sırasında skolyoz postüründen korunmayı öğretmek ve uygulatmak amaçlanmalıdır. Almanya’da geliştirilmiş ve uygulanmakta olan Scroth skolyoz egzersizleri günümüzde giderek daha yaygın kullanılmaktadır.
Günümüzde korse tedavisindeki en kabul görmüş uygulamalar Rigo sınıflandırılması kullanılarak yapılandırılan özel korselerdir. Konu ile ilgili çalışan çok sayıda uzman, fleksibl skolyoz eğrilik derecesinde %20’nin üzerinde düzeltme sağlandığını göstermiştir.
Almanya’da faaliyet gösteren Asklepios Katherina Scroth Spinal Deformite Rehabilitasyon Merkezi yoğun olarak skolyozun cerrahi dışı tedavisi ile ilgilenmektedir. Bu merkezde skolyoza özgü yoğun egzersizler (Scoliosis Intensive Rehabilitasyon) ve eğriliğe uygun korseleme yapılmaktadır.

Kaynak

Görme yetisini kaybettirebilen bu rahatsızlığın halk arasındaki adı göz tansiyonudur. Göz içi basıncının normal değeri 10-20 mmHg kadardır. Göz tansiyonunun yükselmesine bağlı olarak ortaya çıkan görüş bozukluğu yada görme duyusunda azalmayı kişi farkettiğinde görme duyusu niteliğini % 90 kaybetmiş demektir. Göz içi basıncının yükselmesi sonucunda gözden aldığı görüntüyü beyne ulaştırma görevini üstlenen görme siniri ve görme sinirindeki tahribat zamanında kontrol altına alınmazsa, görme alanı kaybı ve görme azalması ortaya çıkar.

Belirtileri :

En sık rastlanan açık açılı glokom en az belirti veren glokom türüdür. Görmede belirgin azalma ve ağrı hissedilmediğinden bu glokom çok geç farkedilir.
Sabahları belirginleşen baş ağrısı ; geceleri ışık etrafında ışıklı halkalar görme kapalı açılı glokom tipinin belirtileridir.Bu nedenle,hastalığın erken teşhis edilmesi ancak 45 yaşın üstünde olan kişilerin bir göz uzmanı tarafından yapılan rutin göz muayenesi taraması ile mümkündür.

GLOKOM TEDAVİSİNDEKİ YENİLİKLER:

“Glokom tedavisinde son yıllarda gelistirilen ilaclar ve yeni cerrahi yöntemlerle yüz güldürücü sonuclar bildirilmektedir.” Prof Stegman tarafından tanımlanan ve popülaritesi gittikce artan bir cerrahi yöntemdir.