Engelliler/Engelsizler

yıllardır engelliler ve engelsizler diye öyle ayırım yapıldı ki, neredeyse engelliler ve engelsizler diye iki ayrı devlet kurulacak! bu düşünceyi, bu ayırımcılığı senelerdir hiç aklım almadı.. ve hala da almıyor.. almayacakta! düşünüyorum, düşünüyorum şaşıp kalıyorum..

hepimiz ‘insan’ız yaaa..

niçin iki ayrı parçaya bölünüyoruz?!

niçin ısrarla bölmek istiyorsunuz?!

bu dünyada yaşamak eksimizle, artımızla hepimizin hakkı..!

yapmamız gereken sevgi, saygı ve hoşgörü..

.
.
.

ben engelsizim..

acaba?!

beni gören engelsiz olduğumu düşünüyor ve görüyor.. görünürde fizik-i bir engelim olmadığı için.. bi çok arkadaşım bana engellimisin diye sorduğunda o an duraksıyorum.. hayır, engelsizim diyemiyorum..

diyemiyorum, diyemiyorum işte..

çünkü; ben kendimi engelsiz bir olarak görmüyorum..

göremiyorum, göremiyorum işte..

ben
kimi zaman görme engelliyim

kimi zamanda duyma engelliyim

bazen belden aşağım tutmaz, yataktan kalkamaz olurum

bazende çocuk felcinden, kalça çıkığımdan dolayı aksayarak yürürüm

pek çok (tabiri caizse) engel bende mevcut

ben engellerimi seviyorum.. ne olur engelsiz insanlar! sevgime, yaşama sevincime engel olmayın, engel koymayın..

engelli yüreklerinize empati, hoşgörü, bir avuç sevgi aşılayın..!

.
.
.

engelli/engelsiz, iki ayrı devlet kurulsaydı diye düşünüyorum.. acaba hangi tarafta saf tutardım.. hiç düşünmeden engelli tarafında olurdum..

ben sizlerle mutluyum
sizlerle varlığım anlam kazanıyor
ruhum huzur buluyor
yüreğim sevgiyle doluyor

.
.
.

hatta ve hatta; hep düşünüyorum.. bir engelliyle hayatımı birleştirmeyi..! sevmeyi, sevilmeyi, iyi ve kötü günde bir ömrü paylaşmayı..! hissediyorum ki, beni ancak bir engelli anlar.. seni ancak bir ben anlarım.. ben yarım bir elmayım.. tüm elma olmam için, kendimi tamamlamam için sana (elmamın yarısına) ihtiyacım var..

bak
avuçlarımda yüreğim

aç avuçlarını
sevgi dolu kalbi sana vereyim