kaynakca: engelliler.gen.tr

Kaba bir hesapla nufusun yaklaşık %10′u engellilerden oluşmakta. Yine basit bir hesaplamaya göre meclisteki her 10 vekilden birinin engelli olması gerekmektedir. Bugünki duruma bakılırsa mecliste tek engelli vekil Lokman Ayva var. Onun dışında başka bir vekil bulunmamakta.

Bu veriler ışığında şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Türkiye’de engelliler bir şekilde depolitize (siyasetten uzaklaştırıkma, uzak tutulma) edilmiş durumda.
De-Politize edilmek, siyasetten uzaklaştırılmak hiç bir karar mekanizmasında yer alamamak topluma yön veren kanun ve yasalar üzerinde söz sahibi olamamak anlamına geliyor.
Demokrasi sadece seçme hakkına sahip olup, her seçimde oy kullanmak anlamına gelmez. Tam anlamıyla demokratik bir yapıdan bahsedebilmek için o ülkede yaşayan her kesimin seçme hakkına sahip olduğu gibi “seçilme” hakkınada sahip olması gerekmektedir. Görünürde engelli bir vatandaşın seçilme hakkını engelleyen bir kanun, yasa bulunmamakta fakat temsil noktasında ki eşitsizlik görünür olmayan bir siyasi uzaklaştırmanın olduğunu göstermekte.

Örneğin, kadınlar nufusun yarısını oluşturuyor ama mecliste onlarında sayısı çok az. Onlarda bir şekilde de-politize edilmiş durumda. Onları de-politize eden en büyük etmen erkek egemen bir yapıda kendilerine fırsat tanınmaması. Onlarında önlerinde kanuni bir engel bulunmamakta fakat toplumsal baskılar bir şekilde reel politakanın içinde olmalarını engellemiş durumda.

Pekiya biz engellerin reel politakanın içinde olmayışının nedenleri nedir acaba?