Özellikle kamu yada özel sektörde işe giren kişilerden “sağlık raporu” istenir. Sağlık raporları devlet yada özel hastahanelerden alınabilir. Bir hastahanenin sağlık kurulu raporu verebilmesi için tam teşekküllü hastane olması gerekmektedir. Aksi taktirde sağlık raporu veremez, verdiği rapor kabul edilmez.
Tam teşekküllü hastane nedir?
Tıbbın tüm ana-bilim dallarında, her türlü cerrahi müdahaleyi gerçekleştirecek koşulların yaratıldığı ve bunun için gerekli tüm teknik techizat, makina, ekipman ve sağlık personeliyle donatılmış, ayakta ve yatarak tedavi hizmetlerinin tümünü aynı anda sunabilen, 100 ile 1000 arası yatak kapasitesine sahip büyük sağlık merkezleridir.
Sağlık raporu almanın kime ne yararı vardır.
Yazının girişindede söylediğimiz gibi kamu yada özel sektörde işe giren kişilşerden istenen rutin sağlık raporu bu kişilerin gerekli şartları taşıması halinde işe girmelerini sağlar. Bunun yanı sıra engellilere verilen sağlık raporlarıda vardır. Engelliler aldıkları alacakları sağlık kurulu raporu sayesinde gerekli özür oranlarını, ve diğer şartları karşılamaları halinde erken emeklilikten, ötv indirimli otomobil almaya, vergi indiriminden toplu taşım araçlarına kadar pek çok haktan yararlanabilmektedir.

Yazımızın sonlarına doğru okuyucularımıza önemli bir hatırlatmada bulunalım. Önceden özel hastahaneler sağlık kurulu raporu veremezken, 07.05.2004 tarihli genelge yazısıyla artık özel hastahanelerden de rapor alabiliyorlar. İlgili aşağıdadır.

Ozel Hastanelerde Saglik Kurulu Raporu Duzenlenmesi Hakkinda Genelge
Tarihi:07.05.2004  Sayısı:7455 Genelge No: 2004/67

T.C.
SAĞLIK BAKANLIĞI
Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü
SAYI : B100THG0100005-5360/4910
KONU : Özel Hast.de Sağlık Kurulu Raporu düzenlenmesi

07.05.2004 7455

……………………………….. VALİLİĞİNE
(İl Sağlık Müdürlüğü)

GENELGE
2004/67

Bakanlığımızca ruhsatlandırılan özel hastanelerde sağlık kurullarının oluşturulması ile çalışma usul ve esaslarının nasıl olacağı konularında sıkıntı yaşandığı tespit edilmiştir.

Sağlık kurulları; Yataklı Tedavi Kurumlarında, tek tabibin yetkisi dışında kalan hususlarda kişilerin sağlık durumları hakkında karar vermeye yetkili organlardır. Bilindiği üzere, 01.07.2003 tarih ve 25155 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurları Kanunu ve T.C. Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun hükümleri ve 02.04.2004 tarih ve 25421 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile 2004 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatı metninden “resmi sağlık kurulu” ifadelerinde yer alan “resmi” ibarelerinin çıkarılması ile özel hastaneler bünyesinde de sağlık kurulu oluşturulması ve sağlık kurulu raporu düzenlenmesi mümkün hale getirilmiştir.

Buna göre; özel hastaneler; ilaç raporları, istirahat raporları ile kabul ve tedavi ettiği hastalıkların tedavilerinde kullanılan tıbbi cihaz ve malzemelerin kullanımına yönelik olarak sağlık kurulu raporu düzenleyebileceklerdir. Özel hastanelerde; usulüne uygun olarak teşekkül ettirilmiş olsa bile özürlü sağlık kurulu raporu, vergi muafiyeti raporu, yurt dışı tedavi raporu, maluliyet raporu, özel tertibatlı araç ithali amacıyla alınan raporlar gibi özellikli raporlar verilemez.

Özel hastanelerde sağlık kurulu en az üç ayrı dal uzmanının ( uzman olması halinde mesul müdür dahil olmak üzere)katılımı ile teşekkül ettirilir. Bu şekilde teşekkül ettirilen sağlık kurulunda verilecek sağlık kurulu raporları kurula katılan uzman hekimlerin uzmanlık dalları ile sınırlı olup diğer branşlar için sağlık kurulu raporu verilmesi mümkün değildir.

Özel hastanelerde sağlık kurulunun teşekkül ettirilebilmesi için, rapora esas ilgili uzmanlık dalının hastane ruhsatında kayıtlı bulunması ve bu branştaki kurul üyesi hekimin de hastanede tam gün esasına göre çalışması zorunludur. FTR, Göz, Çocuk vb. Özel dal hastanelerinde sağlık kurulu ana dalda en az üç uzman hekimin iştiraki ile oluşturulur.

Sağlık kurulu üyelerinden bir veya ikisinin, kurula zorunlu sebeplerden dolayı geçici bir süre katılamaması halinde, mesul müdür, aynı daldan bir başka uzman hekimi görevlendirebilir.

Kurul başkanı Mesul Müdürdür. Mesul Müdür bulunmadığı hallerde başkanlığı Mesul Müdürün görevlendireceği bir kurul üyesi yapar.

Kurul kararlarının kaydı için bir defter tutulur. Bu defterin her sahifesi numaralandırılarak hastane mesul müdürlüğü tarafından önceden mühürlenir.

Özel hastaneler tarafından verilecek sağlık kurulu raporlarının, yazımız ekinde yer alan “Özel Hastane Sağlık Kurulu Raporu Formuna” uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Rapor, kurula katılan tüm hekimlerce imzalanmak zorundadır. Kurul kararına katılmayan üye/üyeler rapora şerh ekleyerek imzalarlar.

Sağlık kurulu muayeneleri, ilgili uzmanlık dallarına ait polikliniklerde yapılır. Laboratuar tetkik sonuçları ve filmleri forma eklenir.

Sağlık kurulu raporları 2 (iki) nüsha olarak düzenlenir ve bir nüshası raporu veren kurumda muhafaza edilir.

Vatandaşlarımızın sağlık kuruluşlarına güvenlerinin sarsılmaması, olumlu intibaın zedelenmemesi açısından kamu veya özel kurum ve kuruluşlardan gelen rapor müracaatlarının değerlendirilmesi safhasında sağlık kurulu raporu veren hastanelerin titiz davranmaları gerekmekte olup; raporların düzenlenmesinde yararlanılan tetkik ve tahlillere ilişkin belgelerin, sağlık kurulu defterinin ve raporun bir nüshasının yapılabilecek denetimde değerlendirilmek üzere muhafazası zorunludur.

Belirlenen usul ve esaslara uygun davranmayan sağlık kuruluşlarına ilgili mevzuatlar çerçevesinde cezai işlem uygulanacaktır.

Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.

Prof. Dr. Necdet ÜNÜVAR
Bakan a.
Müsteşar

Merhaba arkadaşlar, bu başlık altında Ekim ayı evde bakım maaşı yatan illerin sıralı tam listesini paylaşacağız. Her ay olduğu gibi bu ayda ekim ayına ait evde bakım maaşı alan site üyelerimiz aldıkları il leri buraya yazabilir.
Not: Bu başlık altında her sayfada ekim ayı evde bakım ücreti yatan illerin sıralı tam listesi yayınlanacaktır. Böylece takip etmesi daha kolay olacaktır.

TAKİP İÇİN TIKLAYIN: Ekim ayı evde bakım maaşı yatan iller

2011 Ağustos ayı evde bakım maaşı yatan iller?

Merhaba arkadaşlar,

Ağustos ayı evde bakım ücreti yatan illerin sıralı listesini bu başlık altında paylaşacağız.. Sizden ricam oturduğunuz ilde, evde bakım maaşını aldığınızda, bu başlık altında paylaşmanızdır.. Böylece sizinle aynı ilde oturan diğer kişileri de bilgilendirmiş olursunuz..

Bu arada ağustas ayı evde bakım maaşlarının bir özelliği de bu ay maaşlara yapılan 30 TL’lik zamla bakım maaşlarının 600 TL olacağıdır.. Herkesin güle güle harcaması umuduyla..

son çıkan yasaya göre sakatlık oranı cetvelini öğrenmek isteyenler bağlantıya tıklayarak takip edebilirer. ayrıca engellilere her ay verilen evde bakım maaşları için temmuz ayı bakım ücretleri nide bu bağlantıdan takip edebilirsiniz…

Merhaba, bildiğiniz gibi “ağır özürlü engellilere” evde bakım maaşı ödenmekte. her ay ödenen bu maaşlar yine her ilde ayrı tarih-günlerde ödenmekte. haziran ayı bakım ücretlerini hangi illerde yattığını merak ediyorsanız aşiağıdaki bağlantıya tıklayarak sonuçları görebilirsiniz.

2011 Haziran ayı evde bakım ücreti alan iller ve tutarları.?

Ekonomik dar boğaz içerisinde olan engellilerimiz ve engellilerin sorunları nın bir an önce giderilmesi dileğiyle

kaynakca: engelliler.gen.tr

Kaba bir hesapla nufusun yaklaşık %10′u engellilerden oluşmakta. Yine basit bir hesaplamaya göre meclisteki her 10 vekilden birinin engelli olması gerekmektedir. Bugünki duruma bakılırsa mecliste tek engelli vekil Lokman Ayva var. Onun dışında başka bir vekil bulunmamakta.

Bu veriler ışığında şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Türkiye’de engelliler bir şekilde depolitize (siyasetten uzaklaştırıkma, uzak tutulma) edilmiş durumda.
De-Politize edilmek, siyasetten uzaklaştırılmak hiç bir karar mekanizmasında yer alamamak topluma yön veren kanun ve yasalar üzerinde söz sahibi olamamak anlamına geliyor.
Demokrasi sadece seçme hakkına sahip olup, her seçimde oy kullanmak anlamına gelmez. Tam anlamıyla demokratik bir yapıdan bahsedebilmek için o ülkede yaşayan her kesimin seçme hakkına sahip olduğu gibi “seçilme” hakkınada sahip olması gerekmektedir. Görünürde engelli bir vatandaşın seçilme hakkını engelleyen bir kanun, yasa bulunmamakta fakat temsil noktasında ki eşitsizlik görünür olmayan bir siyasi uzaklaştırmanın olduğunu göstermekte.

Örneğin, kadınlar nufusun yarısını oluşturuyor ama mecliste onlarında sayısı çok az. Onlarda bir şekilde de-politize edilmiş durumda. Onları de-politize eden en büyük etmen erkek egemen bir yapıda kendilerine fırsat tanınmaması. Onlarında önlerinde kanuni bir engel bulunmamakta fakat toplumsal baskılar bir şekilde reel politakanın içinde olmalarını engellemiş durumda.

Pekiya biz engellerin reel politakanın içinde olmayışının nedenleri nedir acaba?

İnsan hakları, demokrasi ve özgürlük gibi kavramların yükselmesi ile günümüz dünyasında bireylerin hak ve hürriyetleri önemli ölçüde artmaktadır. Bu artıştan engelli insanlarımızda olumlu yönde yararlanmaktadır. Ülkemizde de engelli vatandaşlarımız için bir çok yasal düzenlemeler yapılmakta, çalışma hayatına aktif olarak katılmaları sağlanmakta, sportif faaliyetlerde milli takımlar seviyesinde aktiviteler düzenlenmekte, sosyal hayatta günlük yaşamlarını kolaylaştırıcı çözümler üretilmektedir.

Bu uygulamalar her ne kadar sevindirici ve memnuniyet verici olsa da, tek başına yeterli olmamaktadır. Engelli vatandaşlarımızın kendilerini toplumun bir bütünü olarak görebilmeleri için öncelikle toplum olarak kafalardaki engelleri kaldırmamız gerekiyor. Toplumun yalnızca engelli olmayan insanlardan oluşmadığını benimsemek, engelli vatandaşlarımızında günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğuna inanarak ve onlarında içinde bulunduğu bir bütüne göre günlük yaşantımızı tasarlamak tüm engelleri ortadan kaldıracaktır.

Bu felsefeyle hareket ettiğimiz sürece hayat hepimiz için çok daha güzel ve çok daha yaşanabilir olacaktır. Unutmamalıyız ki engelli olmak bir suç, bir ayıp yada bir eksiklik değildir. Engelli olmayı bir gün hepimizin başına gelebilecek olası bir sonuç olarak görebilirsek, kısaca empati yaparak sadece kendimiz için değil onlar içinde yaşamayı öğrenmek inanın hiç de zor olmayacaktır. Yalnızca yasal ve sosyal iyileştirmeler ile engellilerin sorunlarına çözüm bulunduğunun düşünülmesi ve onların hayatının artık daha kolay olacağının varsayılması yapılabilecek en büyük hatalardan biridir. Eğitim kalitesini yükselterek engelli vatandaşlarımızın da toplumun normal bireyleri arasında yer aldığını çoğunluk olarak benimsemediğimiz sürece engelleri asla kaldıramayız.

kaynakca

Engelli bir bireyi toplumun bir parçası gibi ele almadıkca yapılan tıbbi ve teknik yardımların hiç bir faydası olamaz.

Bir birey olarak her engellinin topluma karşı görevleri olduğunu biliyoruz. Yetenekleri ölçüsünde topluma ve üretime katılmak , haklarını savunmak ve tüm olumsuzluklara rağmen hayat mücadelesini devam ettirmek. Toplumun üzerine düşen görevler ise engellilerin’de her konuda yasal haklarının olduğunu unutmamak( sevgi, saygı ,tedavi,yasal haklar)herkez kadar engelli bireyinde hakkı olduğunu unutmamakdır.

Bazı ülkeler engelliliğin getirdiği sorunları toplum olarak sırtlanmıştır. Batı toplumlarında uzun süre dışlanmış olan özürlüler için bugün bütün imkanlar sunulmaktadır. Örneğin cerrahi tetkikler, protezler , aile destekleri tüm güçleriyle seferber olmuşlardır.

Üstelik tanıtma broşürleriyle toplu taşıma araçlarında, duraklarda giderek daha sık rastlanılan tekerlekli sandalye amblemlerinden anlaşılacağı gibi engelliye toplumda verilen bir değer , bir statü vardır. Bu bizim ülkemizde’de neden olmasın buna engel nedir , buna uygun zeminler neden hazırlanamasın?

Ülkemizdeki bir çok düzenek engelli bireye uygun olmamasına rağmen her şarta hayatlarını idame etmek için uğraş veriyor insanlarımız. İstedikleri işe kabul edilmemeleri acıyıcı ve alaycı bakışlar gibi bazı çağdışı davranışlarda engellilerin toplumla bütünleşmesini güçleştirmektedir.

Sağlıklı ilişkiler kurmalarına engel olunması, yeteneklerinin görmezden gelinmesi, hak ettikleri değerin ve hakların sunulmaması can sıkıcı haller almaktadır. bu durumda’da

Engelli bir bireyi toplumun bir parçası gibi ele almadıkca yapılan tıbbi ve teknik yardımların hiç bir faydası olamaz. Öncelikle hak edilen insancıl tavırlar sergilenip, hak ettikleri tüm olumlu şartlar sunulmalıdır.

kaynak: engelliler.gen.tr

Merhaba arkadaşlar,

2022 Maaşlarının aylık olarak ödenmesi için bir kampanya başlattık. Bu önemli konu için sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Bildiğiniz gibi 2022 maaşları üçer aylık dönemlerde verilmekte. Bu maaşı alan arkadaşlarımız zaten ekonomik anlamda bir dar boğaz yaşamaktalar. Bir de verilen bu maaşı üç ay gibi uzun bir süre beklemek iyice can sıkıcı bir durum oluşturmakta.

Uzunca bir süredir 2022 maaşı alan arkadaşlarımızın aldıkları maaşların aylık olarak ödenmesi istemekteler. Bizlerde bu istek doğrultusunda yetkililer üzerinde kamu oyu baskısı oluşturarak 2022 maaşlarının aylık olarak ödenmesi için bir metin hazırladık.
Lütfen aşağıdaki yazılı metni ilgili e-mail adreslerine göndererek bizlere destek olunuz.

Engelliler.Gen.Tr Yönetimi

*** *** *** ***

Metnin Gönderileceği E-Mail Adresleri:

bimer@basbakanlik.gov.tr, cumhurbaskanligi@tccb.gov.tr, bilgiedinme@ozida.gov.tr, ygokalp2@sgk.gov.tr, iulas@sgk.gov.tr ,la@lokmanayva.net

Not: Her e-mail adresine ayrı ayrı göndermenize gerek yok. Yukardaki adresleri mausla kopyalayıp kullandığınız e-mail’deki ‘kime’ kısmına yapıştırmanız yeterli olacaktır.

Gönderilecek Metin:

İlgili makama,

Bilindiği üzere 2022 sayılı kanun kapsamında Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz türk vatandaşlarına üçer aylık dönemlerde maaş verilmektedir.

2022 Sayılı kanun gereği maaş alan kişiler üç aylık sürenin çok uzun olduğunu ve maaşların üç aylık olarak değil aylık olarak ödenmesini talep etmekteler.

Ekonomik yoksunluk içinde olan bu arkadaşlarımız üç ay gibi uzun bir süre maaş beklemek istememekteler. Bu nedenden dolayı bende siz sayın ilgililere bu mesajı atma ihtiyacı duydum.

Konuyla ilgili olarak gerekli düzenlemenin yapılmasını 2022 sayılı kanun kapsamında maaş alan arkadaşlarımızın bu mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesini arz ve talep ederim.

Ad Soyad:
TC Kimlik No:

Kaynak

Televizyon programlarından dernek toplantılarına kadar çeşitli etkinliklerde sahne alan zihinsel engelliler gösteri orkestrası izleyenleri hayran bırakıyor.

Tamamen zihinsel engellilerden oluşan İSÖM Gösteri Sanatları Topluğu üyelerinden kimi Kafkas oyunları oynuyor kimi arya söylüyor. Mehteran, semazen, zeybek, modern dans, halk oyunları, sıra gecesi ise topluğun en çok rağbet gören gösterilerden. Türkiye’de neredeyse gitmedikleri yer kalmayan ekibe yurt dışından da büyük ilgi var. Dev orkestranın eğitmenlerinden İlter Burak Kalay, sanat eğitimiyle engellilerin kendilerine olan güveninin arttığına dikkat çekiyor. Kalay, “Sıkı bir eğitim alıyorlar. İçe kapanık birçok çocuk aldığı eğitimle bu huyundan kurtuldu” diyor.

Sahnede devleşen zihinsel engelliler, aylarca süren meşakkatli bir hazırlık sürecinden geçiyor. Bir engellinin sahneye hazırlanması en az 6 ay sürüyor. Gençler, okuma-yazma bilmedikleri için şarkılar sahneye çıkmadan önce yüzlerce kere tekrar ediliyor. İSÖM Gösteri Sanatları Topluluğu tamamen zihinsel engellilerden oluşuyor. İstanbul’daki İSÖM’e bağlı 20 merkezde 100′e yakın zihinsel engelli sanat eğitimi alıyor. Yeni şeyler öğrendikçe özgüvenleri artan engelliler artık kendi işlerini kendileri yapıyor. Müzik derslerine ilk başladığında anaokulu şarkılarını çekinerek söyleyen Neval Kahraman, şimdi yüzlerce şarkıyı ezbere biliyor. İSÖM’ün Rami Özürlüler Merkezi’nde eğitim gören Neval, son olarak Dünya Kadınlar Günü’nde Orhan Hakalmaz ile düet yaptı. Koray Ayan’ın saldırgan davranışları ise yerini sakinliğe bırakmış. Bulunduğu ortama ayak uydurabilen Koray, zeybek oynuyor, bazen de orkestrayı yönetiyor.

Topluluğun sahneye hazırlanması ise oldukça meşakkatli. 2005′ten beri İSÖM’de öğretmenlik yapan İlter Burak Kalay, “Zihinsel engelliler ama Allah vergisi bir müzik kulakları, ritim duyguları var. Onlarda cevher var biz de bulup işliyoruz.” diyor. İSÖM’deki derslere 2009′da başlayan Erkan Başyıldız da, “Hangi parçayı daha çok seviyorlarsa onu öğretiyoruz. Okuma-yazma problemi yaşandığı için devamlı tekrar yaptırıyoruz.” diye konuşuyor. Perde arkasında hiç kimsenin zorlanmadığını anlatan Başyıldız, gençlerin sahnede profesyonel sanatçı gibi davrandıklarını söylüyor.