Nazilli

Yorum yok

Aydın’ın en büyük ilçelerinden birisi olan Nazilli, Ege Bölgesinin en eski yerleşim bölgelerinden birisidir.Eskiye dair Menderes Vadisinde Luvilerin yaşadığı bilinmektedir. Nazilli ve çevresinde Lidyalıların kurduğu Mas tavra kenti olduğu bilinmektedir. Ege Bölgesi ve Önasya ülkeleri arasındaki ticaret yolu ( Hierapolis-Tripo-lis-Mas tavra-Nysa-Tralleis-Magnesia-Efes ) üzerinde bulunması Nazilli için avantaj olmuştur. Ticaret Yolu Gelişmesi ve kalkınmasında büyük rol oynamıştır.
Osmanlı Devleti zamanında ise Yıldırım Beyazıt 1390′da Nazilli yöresini ele geçirdi. 1402′de Timur’un, Yıldı­rım Beyazıt’ı Ankara Savaşında mağlup etmesinden sonra bu topraklar kısa bir süre için Timur kuvvetlerinin eline geçti. Kışı iklimin müsait olmasından dolayı Menderes Havzasında geçiren Timur kuvvetleri Anadolu’dan çekilirken yine Ti­mur’un yardım ve desteği ile Aydın oğlu Musa Bey bu bölgede egemenliğini ilan etti. Ancak Musa Bey aynı yıl (1402) ölünce yerine oğlu Aydın oğlu Gazi Umur Bey geçti.
Aynı Zamanda Osmanlı tahtına çıkan II. Murat Ana­dolu’daki karışıklıkları bastırarak Nazilli ve çevresini kesin olarak Osmanlı idaresi altına dahil etti.
Kaynak : Aydınca Haber

Söke

Yorum yok

M.Ö’ki çağlarda başlayan göçler sonucu yerleşme yeri haline gelen Söke, Bölgenin ekonomi, Kültür ve Sanat etkinliklerini gelenekselleştirilerek günümüze kadar sürüp gelmiştir. Bizans Egemenliğinin son dönemlerine doğru 1300 yıllarında Türkmen Aşiretinin Söke‘ye geldiğini ve bu aşiretten Süleyman Şah’ın dedesi adına kurulduğu bilinir ve söylenir. 1426 yılında Menteşe Beyliğinin merkezi olan Söke ,Osmanlılar döneminde de Menteşe Sancağının merkezi olarak kaldı.18.yy başlarında Siğla Sancak merkeziyken 1868′de Aydın’a bağlandı.
1997 yılı nüfus sayımının sonuçlarına göre, Söke merkez nüfusu 62.361, köy nüfusu 62.921, toplam nüfus 125.282′dir.
Kaynak : Aydınca Haber

Sağlık bakanlığında çalıştırılmak üzere 17 farklı unvanda istihdam edilmek üzere sınavla 2 bin özürlü personel alınacağı belirtilmişti. Sınav sonuçları bugün açıklanmıştır. Sınav sonuçlarına bu linkten ulaşmanız mümkün.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Ömer Dinçer, engellilerin istihdamıyla ilgili düzenlemenin torba yasadan çıkarılmasıyla engelliler adına çok önemli bir fırsatın kaçırıldığını savundu. AK Parti İstanbul Milletvekili Lokman Ayva ile şahsi bir problemi olmadığını belirten Dinçer, “Bunu bireysel bir husus olarak algılamak doğru değil” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’le AK Parti İstanbul Milletvekili Lokman Ayva’yı karşı karşıya getiren engellilerin istihdamına ilişkin düzenleme, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri devam eden Torba Yasa Tasarısı’ndan çıkarıldı. Birden fazla iş yeri bulunan iş verenlerin çalıştırmakla yükümlü olduğu özürlü sayısının, iş yerlerindeki toplam işçi sayısına göre hesaplanmasını öngören düzenlemenin tasarıdan çıkartılmasını AK Parti’nin görme engelli Milletvekili Ayva, ‘Türk filmi
gibi. Mutlu sonla bitti’ sözleriyle değerlendirmişti.
Meclis’te gazetecilerin konuyla ilgili sorularını cevaplayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer, bu konunun üzerinde siyaset yapılan bir malzemeye dönüştüğünü belirterek, “Halbuki biz bunu aklı selimle çözmeliyiz. Meseleye soğukkanlılıkla bakmalıyız. Dolayısıyla amacımız özürlüye istihdam sağlamaksa o zaman özürlüye istihdamı nasıl artırırız diye konuşmalıyız. Eğer siz orada gerçeklikten koparak onun dışında bir konuşma yaparsanız o zaman sorunu tartışmış olmuyorsunuz. Başka bir şey yapmış
oluyorsunuz. O açıdan bakıldığında ben özürlüler adına çok önemli bir fırsatı kaçırdığımızı düşünüyorum” diye konuştu. ‘Bir burukluk var mı’ sorusu üzerine Dinçer, “Benim şahsi burukluğum değil bu. Biz bu memleketin sorununu çözmeye çalışıyoruz. Şahsi bir şey değil” diye konuştu.
‘Düzenlemenin tasarıdan çıkartılmasıyla özürlülere yeni iş imkanı kapısı kapandı mı’ sorusu üzerine Dinçer, mevcut kanunlarda öngörülen şartlarda engellilerin istihdamıyla ilgili gerekli tedbirleri almaya devam edeceklerini vurguladı.
Düzenlemenin tasarıdan çıkartılmasının ardından Lokman Ayva ile yaşadıkları duygusal anlara ilişkin soru üzerine Dinçer, bazı şeylerin konuşulmayacağını belirterek, Başbakanlık Müsteşarlığı döneminden itibaren engellilerin sosyal hayata katılmasıyla ilgili pek çok tedbirin arkasındaki insanlardan biri olduğunu dile getirdi. Dinçer şöyle konuştu:
“Siz özürlülerle ilgili sorunu çözmeye adım atıyorsunuz. Bu adımı attığınızda eğer haksız bir şekilde ayrımcılıkla itham edilirseniz üzülürsünüz. Normal şartlarda işin gerçeği konuşulmuş olsaydı, kamuoyu işin doğrusunu öğrenecekti. Siz bu düzenlemede hem özürlüler için yeni istihdam alanları yaratacaksınız, hem işadamlarının özürlü istihdamını kolaylaştıran tedbirler alacaksınız, hem de dışarıdan, birilerinin yanlış bilgilendirmesiyle ayrımcılık yaptığınıza dair bir suçlamaya maruz kalacaksınız. Bu çok
adil olmazdı zannediyorum.”
Çalışma Bakanı olmadan önce kamu idaresinde engelli kontenjanı açığının 42 bin civarında olduğunu hatırlatan Dinçer, göreve geldikten sonra ilk aldığı tedbirden birinin özürlü istihdamıyla ilgili olduğunu vurguladı. Özel sektöre gidip nasıl ‘niçin özürlü çalıştırmıyorsunuz’ diye soruluyorsa, kamu idarelerine de bu soruyu sormaya başladığını ifade eden Dinçer, 1.5 yıllık süre içinde yaklaşık 14 bin 500 kamu idaresinde özürlü istihdamını sağladıklarını anlattı. Sürecin hala devam ettiğini kaydeden Dinçer,
mevcut 28 bin kontenjanı doldurana kadar da bu işin takibini yapacağını ifade etti. Dinçer, “Mevcut tedbirleriniz özürlülerin istihdamını çözmüyorsa, geleceğe yönelik projeksiyonlarınız yetersizse yapmanız gereken nedir? Sadece günü değil, geleceğe yönelik de tedbir almalıyız. Bu düzenleme bu anlamda çok önemli bir adımdı. Ben, bu ülkenin geleceğe yönelik potansiyelini harekete geçirmek üzere bir adım atmaya çabalıyorum. Hayırlı olacağını da düşünüyorum” diye konuştu.
Dinçer, bu konuda Lokman Ayva ile görüşüp görüşmediklerinin sorulması üzerine şunları söyledi:
“Bizim Lokman Beyle tanışıklığımız milletvekilliğine dayanmaz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde biz Lokman’la aynı yerde çalıştık. Bireysel bir husus olarak bunu algılamanız hiç doğru değil. Hem Lokman’ın, hem benim, bir milletvekilinin, bir Bakan’ın veya iktidar partisinin, muhalefet partisinin bu çabalarını eğer siz kişiselleştirirseniz soruna doğru bakmamış olursunuz. Biz bu ülkede varolan sorunları hep birlikte çözmeye, daha iyi çözümler üretmeye çalışıyoruz. Bu arada tabi ki birbirimizden farklı
düşüneceğiz. O açıdan bakıldığında asla benim şahsi bir şeyim olmaz. Lokman, defalarca bunun şahsi olmadığını ifade etti. Biz birbirimizi seviyoruz dedim. Birbirimize bu kadar nazlanabiliriz. Siz o kadarına kafa yormayın. Ben ayrımcılığa yönelik eleştirileri haksız gördüm. Bu haksızlığa tepki gösterdim.”
Dinçer, ‘Düzenlemenin tasarıdan tamamen çıkartılması gerekiyor muydu’ sorusuna, “Gerekiyordu evet. Bu kanun terazinin bir kefesinde işadamlarına yeni mükellefiyetler yüklüyordu, öbür kefesinde ise onların işini kolaylaştıran düzenlemeler vardı. Eğer işin kolaylaştıran kısmını kanundan çıkarıp mükellefiyet getiren kısmını koysaydık bu kez de sektöre bir haksızlık yapılmış olacaktı. Bu haksızlık, işadamının kaldıramayacağı bir haksızlık olabilirdi. O nedenle bu maddenin tümüyle çekilmesini talep eden de
ben oldum” karşılığını verdi.
Bakan Dinçer, bir soru üzerine komisyonda slikozis hastası işçilerle ilgili yapılan düzenleme hakkında da bilgi verdi. Slikozis hastalarıyla ilgili bir düzenlemenin, bu hastaların sorunun çözecek bir düzenleme olduğunu ifade eden Dinçer, Türkiye’deki slikozis hastalarının, bu düzenlemeyle sorunları çözülen hastalardan ibaret olmadığını, Türkiye’de daha fazla sayıda slikozis hastası bulunduğunu belirtti. Kayıtlı çalışan işçilerin slikozis hastalığına maruz kaldıklarında zaten hukuken malulen emekli olma
hakkına sahip olduklarını hatırlatan Dinçer şöyle konuştu:
“Kot kumlama işinde, maden ocaklarında, cam sektöründe slikozis hastalığı, meslek hastalığı olarak ortaya çıkabiliyor. Bu arkadaşlarımızın sorunu ise vaktiyle kayıt dışı çalışmalarından kaynaklanıyor. Kayıt dışı çalıştılar, herhangi bir sosyal güvenliğe tabi tutulmadılar, belki o dönemde hastalanacaklarını düşünmedikleri için kayıt dışı çalışmaya razı da oldular. Daha sonra bunlar mahkemeye müracaat etseler bile çalıştıklarını ispat edemedikleri için emekli olma hakkına da sahip olamadılar. Burada çok
önemli bir düzenleme yapıldı. Mevcut slikozis hastalarının hastalıklarını, çalıştıklarına karine olarak kabul ettik. Sonra da onun üzerinden onlara bir sosyal güvenlik hakkı verdik. Slikozis hastalığını da 3 kategoriye ayırdık. Yüzde 40-60 arasında olanlara 430 lira, yüzde 60 ile 80 arasında olanlara 500 lira, daha yukarısında olanlara ise 600 lira civarında maaş bağlanacak. Düzenli olarak bu maaşı alacaklar. Vefat ederlerse eşleri ve çocukları bu maaşı almaya devam edecekler. Ülkemizde çok müzminleşmiş
bir sorunu çözdük. Mevcut hastalar 3 ay içinde bize rahatlıkla müracaat edebilirler.”

Trabzon’da görme engellilerin üretim hayatına katılmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen ‘Görme Engelliler Ekolojik Çanta Üretimi’ projesi kapsamında 15 engelli, ekolojik çanta üreterek doğanın korunmasına destek verecek.

Anadolu Görme Engelliler Derneği, Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği ile İŞKUR İl Müdürlüğünün ortaklığıyla hazırlanan projenin Trabzon Kız Teknik Öğretim Olgunlaşma Enstitüsü ve Pratik Kız Sanat Okulunda düzenlenen tanıtım törenine, Vali Recep Kızılcık, Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Turan, Milli Eğitim Müdürü Selim Yavuz Sandıkçı, İŞKUR Trabzon İl Müdürü Mustafa Bahadır, Çevre ve Orman İl Müdürü Fahrettin Ulu ile çok sayıda davetli ve kursiyer katıldı.

Vali Kızılcık, burada yaptığı konuşmada, projeyi hazırlayan kurum, kuruluş ve yetkilileri, güzel ve cesaretli adımlarından dolayı tebrik etti.

Engellilerin de en az engelsizler kadar sosyal yaşama ve üretim hayatına katılma hakları olduğunu belirten Kızılcık, ‘Engellilerimiz, ‘acınarak bakılacak değil, toplumda hak ettiğimiz yer, fırsatlar bize verildiğinde kendimizi ifade etme ve üretme hakkını elde etmek istiyoruz’ diyorlar. Engellilerimiz bu projeyle, dünyanın şu anda yüz yüze olduğu temel problemlerin çözümüne dikkati çekiyorlar’ dedi.

Trabzon’da tüm toplum kesimlerinin çevreye daha duyarlı olması için çeşitli çalışmalar yürütüldüğünü vurgulayan Kızılcık, ‘Çevremizi gelecek nesillerden emanet aldığımız ve onlara en iyi şekilde teslim edeceğimiz gözüyle bakıp, onu koruyabilmek için çok önemli çalışmalar başlatıldı. Sivil toplum kuruluşlarının, özel sektörün ve kamunun ortaklaşa uygulamaları ile önemli bir safhaya geldiğimizi de memnuniyetle ifade etmek istiyorum’ diye konuştu.

Vali Kızılcık, engelli vatandaşların ürettiği çevreye uyumlu çantalar marifetiyle hem engelli vatandaşların toplumsal yaşama ve üretim hayatına daha fazla katılmalarının sağlanacağını hem de çevrenin daha az kirleneceğini kaydetti.

- ‘ACINASI BİR TABLO DEĞİL, ALKIŞLANILASI BİR TABLO OLACAK’-

Görme Engelliler Ekolojik Çanta Üretimi Projesi Koordinatörü Yusuf Şafak da kurstan 3′ü işitme, 12′si görme engelli olmak üzere 15 engellinin faydalanacağını belirtti.

Hem dezavantajlı gruplar hem de çevreye katkısı açısından projenin önemli olduğuna dikkati çeken Şafak, ‘Çevre dostu ekolojik çanta kullanımı yaygın hale getirilmeli ve tüketiciler bu konuda bilinçlendirilmelidir. Bu amaçla insan ve çevre eksenli projemize destek verilmesini istiyoruz’ dedi.

Şafak, engellilerin üretime direkt katılmak istediklerine değinerek, ‘Toplumumuzda maalesef engellilerle ilgili acıma gibi çeşitli davranışlar yaygın. Artık bu tutumdan vazgeçilmeli. Bu tablo acınası bir tablo değil, alkışlanılası bir tablo olacaktır’ diye konuştu.

Konuşmaların ardından Vali Kızılcık ve diğer davetliler, işitme ve görme engellilerin bulunduğu üretim yapılan atölyeyi ziyaret etti. Vali Kızılcık, kursiyerlerle bir süre sohbet ederek, bu tür projelere ilişkin isteklerini dinledi.

Binlerce kişi tarafından beklenen KPSS ortaöğretim onlisans sonuçları açıklandı.

Buna göre Kamu Personel Seçme Sınavı Ortaöğretim / Önlisans sınav sonuçları açıklandı. Sınava, ortaöğretim düzeyinde 1.809.150, ön lisans düzeyinde 610.628 aday başvurmuş; ortaöğretim düzeyinde 1.610.277, ön lisans düzeyinde 573.189 aday olmak üzere toplam 2.183.466 aday sınava girmiştir.
Ayrıntılar için: 2010-KPSS Ortaöğretim / Önlisans sonuçları açıklandı

Kısaca tanımlayacak olursak tansiyon; damarlardan geçen kanın yaptığı basınçtır. Hipertansiyon ise kan basıncının sürekli olarak normalin üzerinde olmasıdır. Hipertansiyonun dört evresi vardır:

Normal durum:

Birinci aşama hipertansiyon:

İkinci aşama hipertansiyon:

Üçüncü aşama hipertansiyon:

Hipertansiyon belirtileri:

Genelde ciddi olarak sorunlara sebep olmayan hipertansiyonun, uzun zaman farkına varılamayabilir. Birtakım şikâyetlerle hekime görünen vatandaşlarda görülen belirtiler şunlardır:

- Hastada uzun zamandır süren halsizlik ve başta şiddetli ağrı

- Boynun yanlarında ve ensede ağrı

- Hastanın kafasını ateşli hissetmesi

- Ateşi varmışçasına yüzde kızarma görülmesi

- Tüm vücudun ya da bir kısmının ateşlenmesi

- Göğse birinin bastırdığı hissi

- Soluk alıp veremediğini düşünüp derin soluk almaya gereksinmek

- Vücutta ve kafada çarpıntı hissetmek

- Göğüs kafesinde ve gövdede ağrı

- En sessiz ortamlarda bile kulakların uğuldaması

- Konsantre olmakta güçlük çekme

Neler yapılabilir:

Bu sorunun tam olarak bir tedavisi yoksa da alınabilecek bir takım önlemlere rahatlama sağlanabilir. Bu önlemleri şöyle sıralayabiliriz:

- İlk olarak hipertansiyon tedavisinde en önemli unsurlarından birinin tuz olduğunu bilin! Tuzu ya tamamen hayatınızdan çıkarın ya da oldukça az kullanın! Kesinlikle aşırı tuz içeren; turşu, cips çeşitleri, hazır çorba, ketçap ve mayonezden uzak durun! Günlük olarak alabileceğiniz azami tuzun 2 gram olduğunu unutmayın!

- Kesinlikle düzenli bir hayatınız olmalı!

- Eğer kilo probleminiz varsa acil şekilde çözmelisiniz!

- Kilo probleminiz olsun ya da olmasın yağlı, protein içeren besinleri değil daha doğal ve sağlıklı olan sebze ve meyveleri tüketmelisiniz!

- Vücudunuzu rahat ettirecek bir takım sportif aktivitelerde bulunmalısınız!

- Bir hekim tarafından verilen ilaçları aksatmamalı ve piyasada ucuza bulabileceğiniz tansiyon aletleri ile ya da sağlık ocaklarında tansiyonunuzu ölçtürmelisiniz!

- Eğer sigara kullanıyorsanız kesinlikle bırakmalı, içmiyorsanız içilen ortamlardan uzak durmalısınız!

Küçük tansiyon 110 ve üzeri, büyük tansiyon 180 ve üzeri değerdedir.Küçük tansiyon 100-110 arası, büyük tansiyon 160-180 arasındadır.Küçük tansiyon 90-100 arası, büyük tansiyon 130-160 arasındadır.Küçük tansiyon 90 ve altı, büyük tansiyon 130 ve altı değerdedir.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de özürlü vatandaşlara bazı haklar tanınıyor. Özürlülere tanınan bazı hakları şu şekilde sıralayabiliriz.

ÖZÜRLÜ HAKLARI

1. Devlet tiyatrolari, gösterilerini özürlülere ücretsiz sunmaktadir.

2. Türk hava yollari ile seyahat halinde belirlenen esaslar dogrultusunda özürlüler %40 indirimden yararlanabilir.

3. Devlet Demir Yollari ana hat yolcu trenleri ile seyahat halinde özürlüler %20 indirimden yararlanabilir.

4. Telsim (Cep Özel Engelliler) – Turkcell (Destekcell) Cep Telefonlarinda Görüsme Ücretinden Indirimli Olarak Yararlanilabilir.

5. Türk Standardlari Enstitüsü ile birlikte özürlüler için özel düzenlemeleri içeren standartlar hazirlanmaktadir.

6. Özürlülerle ilgili sivil toplum örgütleri, 2908 sayili kanuna göre dernekler, federasyonlar ve konfederasyon seklinde örgütlenmistir.

7. Özürlülerin profesyonel olarak spor yapmalari için devlet bakanligina bagli özürlüler spor federasyonlari vardir.

8. Oy kullanirken seçim kurullarinin özürlüler için düzenleme yapmalari gerekmektedir. (572 sayili Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun Hükmünde Kararname Madde 26-27)

9. Belediyeler 572 sayili kanun hükmünde kararname geregince özürlülere uygun düzenlemeleri standartlara uygun olarak yapmak zorundadir. (572 sayili Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun Hükmünde Kararname Madde 3-4)

10. Belediyeler toplu tasima araçlarindan özürlüleri ücretsiz veya indirimli olarak yararlandirmak zorundadir. (572 sayili Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun Hükmünde Kararname Madde 3-4)

11. 1580 Sayili Belediyeler ve 3030 sayili Büyüksehir Belediyeleri Yasasi, belediyelere ait ve belediyeler tarafindan isletilen veya kiraya verilen büfeler, otoparklar gibi isyerlerinin özürlüler tarafindan isletilmesi konusunda kolaylik getirmistir. (572 sayili Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun Hükmünde Kararname Madde 3-4)

12. 18 yasini bitirmis ve herhangi bir yerden geliri olmayanlar emekli sandigina veya bulundugu yerdeki valilik veya kaymakamlik makamlarina basvuru yaparak 2022 sayili yasa geregince aylik baglanmasini talep edebilir.

13. Özürlülerin kullandigi araç ve gereçler il ve ilçe sosyal yardimlasma ve dayanisma vakiflari tarafindan karsilanabilmektedir. (572 sayili Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun Hükmünde Kararname Madde 17)

14. Imar Mevzuatina ulasilabilirlikle (fiziksel engellerin kaldirilmasiyla) ilgili hükümler eklenmistir. buna göre, kaldirimlar, yaya yollari, konutlar ve umumi binalar özürlülerin ulasabilirligine uygun olarak yapilmak durumundadir.

15. Özürlüler H sinifi sürücü belgesi alarak özel tertibatli araç kullanabilirler.

16. H sinifi sürücü belgesine sahip olan özürlüler yurt içinden aldiklari özel tertibatli otomobillerde, katma deger vergisi indiriminden yararlanmakta ve tasit alim vergisinden muaf tutulmaktadir.

17. H sinifi sürücü belgesi olan özürlülerden uygun sartlari tasiyanlarin yurt disindan getirtecekleri özel tertibatli otomobiller için gümrük vergisi muafiyeti vardir.

18. El ve ayak fonksiyonunu tamamen yitirmis bulunan özürlülerin yurt disindan getirtecekleri özel tertibatli minibüsler gümrük vergisinden muaftir.

19. Sosyal Güvenlik kuruluslarinca karsilanan araç ve gereçlerin standartlara uygun olarak saglanmasi gerekmektedir. (572 sayili Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun Hükmünde Kararname Madde 20-22-23)

20. özürlü çocugun resmi veya özel egitim merkezlerinde aldiklari gelisim ve egitime iliskin giderlerin bir kismi çalisilan kurum, emekli sandigi ve sosyal sigortalar kurumu tarafindan bütçe uygulama talimatlari çerçevesinde karsilanmaktadir. emekli sandigina ve sosyal sigortalar kurumu’na bagli kisilerin çocuklarinin özel egitimleri için 2002 yili itibari ile en fazla 245 milyon tl egitim yardimi yapilmaktadir.

21. Yüksekögretim kurumuna girmeye hak kazanan ve kayit yaptirarak ögretime baslayan ögrenci ilk yilinda bulundugu ilin valiligi bünyesindeki sosyal yardimlasma ve dayanisma vakfi’na basvurmasi durumunda, basbakanlik bursundan yararlandirilir.. ayrica yardimci ders araç gereçlerinin temini konusunda özürlü ögrenciye destek verilmektedir.

22. Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlügünün ögrenci yurtlarindan özürlü ögrenciler istemde bulunmalari halinde yararlanabilmektedirler.

23. Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafindan uygulanan harç ve ögrenim kredisi tahsisinde %40 ve üzerinde özürlü oldugunu belgeleyenlere öncelik tanimakta ve harç kredisinin geri ödenmesinde yönetim kurulu karari ile %50 indirim yapilmaktadir.

24. 2002/58 Sayili Basbakanlik Genelgesi, özürlülere yönelik bir çok düzenlemenin uygulanmasini içermektedir.

25. 4760 Sayili Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7. maddesine göre, II sayili listedeki kayit ve tescile tabi mallardan, münhasiran araci sakatligina uygun hareket ettirici özel tertibati bulunanlarin malul ve sakatlar tarafindan bes yilda bir defaya mahsus olarak bizzat kullanilmak üzere ve %90 ve üstü oranda raporu bulunan tüm özürlüler yeni otomobil ve bir kisim ticari araçlarda ö.t.v.’den muaftirlar

26. 197 Sayili Motorlu Tasitlar Vergisi Kanunu’nun 4. maddesine göre, bizzat maluller tarafindan kullanilan ve %90 ve üstü oranda raporu bulunan tüm özürlüler motorlu tasitlar vergisinden müstesnadir.

27. Serbest meslek erbabi ve ücretli çalisan özürlü vatandaslarimiz ile kendisi özürlü olmasa bile ailesinde özürlü kisi bulunan serbest meslek erbabi ile ücretliler vergi indiriminden yararlanirlar

28. Kamu kurumlarinin sakat memur çalistirma yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip ve denetiminden Basbakanlik Devlet Personel Baskanligi sorumlu ve yetkilidir

29. Kurumlarca özürlü vatandaslarimiza ayrilan bos devlet memuru kadrolari için her yilin Nisan-Mayis, Temmuz-Agustos veya Ekim-Kasim dönemlerinde sinav açilmaktadir

30. Sinav duyurulari Devlet Personel Baskanligi tarafindan resmi gazetede, tiraji yüksek ulusal gazetelerde ve TRT Televizyon ve radyo kanallari araciligiyla yapilmaktadir.kurumlar sinav duyurularinda isin özelligi gerektirmedigi sürece özür gruplari arasinda bir ayrim yapamayacagi gibi özür oraninda da üst sinir getiremeyeceklerdir.

31. Sinavlarda özürün özelligine göre kurumlarin refakatçi bulundurmasi gereklidir. Ayrica özür gruplari dikkate alinarak sinav sorusu hazirlamak ve degerlendirmek üzere özel sinav kurulu olusturulur

32. Isverenlerin belirli bir meslegi olan özürlüleri öncelikle meslekleri ile ilgili islerde çalistirmalari gerekmektedir

33. Kurum ve kuruluslar çalisma yerlerini özürlü vatandaslarimizin çalismasini kolaylastiracak sekilde düzenlemek gerekli tedbirleri almak ve özürlü vatandaslarimizin çalismalari ile ilgili özel araç ve gereçleri temin etmek zorundadir

34. Ülkemizde özürlü vatandaslarimiz için Türkiye is Kurumu, Halk Egitim Merkezleri, Mesleki Egitim Merkezleri, Özel Dershaneler, Belediyeler ve özürlülerle ilgili dernek ve vakiflar tarafindan meslek edindirme kurslari açilmaktadir

35. Özürlü vatandaslarimizin çalistigi kamu kurum ve kurulusu özellestirme kapsamindaysa, kapatma ve tasfiye halleri disinda özürlü vatandaslarimiz isten çikartilamaz

36. Özellestirme sonucunda özürlü vatandaslarimizin çalistigi kurum veya kurulusun tasfiye edilmesi veya kapatmasi halinde isine son verirse bulunulan ildeki Türkiye Is Kurumuna basvurulmalidir. Bu durumda is kaybi tazminati, kanunun diger çalisanlara tanidigi haklarin iki kati oraninda ödenmektedir.

37. Meslek edindirme kurslarindan yararlanan özürlü vatandaslarimiza ise yerlestirmede öncelik taninir

38. Gerek kamu gerekse özel sektörde özürlü isçi olarak is bulmayi saglayacak kurum Türkiye Is Kurumudur.

39. Özürlü isçiler, diger isçilere yapilan sosyal yardimlardan aynen yararlanirlar.

40. Toplu is görüsmelerinde özürlü isçiler aleyhine hükümler konulamaz.

41. Özürlü vatandaslarimiz kendi isini kurdugunda gelir vergisi indiriminden yararlanabilir

42. 50 ve daha fazla isçi çalistiran kamu %4, özel sektör isletmeleri % 3 özürlü çalistirmak zorundadir.

43. Ceza paralari özürlü vatandaslarimizin istihdami, mesleki egitim ve mesleki rehabilitasyonu için kullanilmaktadir.

44. yasal kotasinin üstünde özürlü çalistiran isverenleri sigorta primlerinin yarisi devlet tarafindan karsilanmaktadir.

45. Türkiye’de 268 özel egitim okulu ve 351 özel egitim ve rehabilitasyon kurumu vardir.

46. Tüm Illerde Rehberlik Ve Arastirma Merkezleri bulunmaktadir. özürlü çocugu olan aileler buralara basvurarak çocuklari hakkinda danismanlik hizmeti alabilirler.

47. Okullarda kaynastirma egitimine agirlik verilmektedir.

48. Görme engellilere okul öncesi dönemde gündüzlü, ilkögretim düzeyinde yatili ve gündüzlü olarak egitim verilmektedir.

49. Ilkögretim okulunu bitiren görme özürlü ögrenciler ögrenimlerine normal okullarda kaynastirma yoluyla devam etmektedirler.

50. Braille yazilmis ortaögretim ders kitaplari görme engelliler aksam sanat ve basim evi matbaasinda basilip ihtiyaç sahiplerine talep halinde ulastirilmaktadir

51. Isitme engellilere okul öncesi, ilkögretim ve ortaögretim düzeyinde gündüzlü ve yatili olarak egitim hizmeti verilmektedir

52. Isitme engelli ögrenciler meslek liselerine sinavsiz yerlesebilmektedirler

53. Ortopedik özürlülere yatili ve gündüzlü olmak üzere okul öncesi, ilkögretim ve meslek lisesi düzeyinde egitim olanagi sunulmaktadir.

54. Zihinsel engelliler egitilebilir ve ögretilebilir olarak iki ayri grup okulda egitim almaktadirlar. bunlar özür derecelerine göre yapilandirilmis okullarda yada kaynastirma okullari veya siniflarinda egitim alabilmektedirler.

55. Uzun süre hastanede yatan çocuklar için bazi hastaneler bünyesinde “hastane ilkögretim okullari” bulunmaktadir.

56. Üniversite sinavi sirasinda ortopedik ve görme özürü bulunanlar için uygun düzenlenmis sinav mekanlari hazirlanir, görme özürlüler ve az görenler için 30 dakikalik ek sinav süresi verilir, sinav sorularini okuyacak ve söylenecek yanitlari yazacak uygun egitimde ve düzgün diksiyonlu “yardimci refakatçi” esliginde sinava girme olanagi taninir.

57. Az gören üniversite ögrencileri fakülte/yüksekokul/bölüm amirliklerine yazili olarak basvurarak sinav sorularini büyük puntolu harflerle yazilmis olarak saglayabilirler.

58. Ülkemizde rehabilitasyon hizmeti, tibbi rehabilitasyon merkezlerinde verilmektedir.

59. Ülkemizde hamilelik döneminde bebegin fiziksel ve zihinsel özürlü olup olmadiginin saptanmasi amaciyla genetik danisma merkezlerinde genetik danisma hizmeti sunulmaktadir.

60. Ülkemizde Ankara ve Istanbul’da olmak üzere özürlülere yönelik hizmet götüren iki dis klinigi bulunmaktadir.

61. Sosyal güvenlik kurumlarinda Bag-Kur hariç olmaz üzere (SSK,Emekli Sandigi) iyilestirme hükümleri sayesinde engelsiz sigortalilara nazaran daha erken emekli olma imkani saglanmistir.

62. Trafik akisini engellememek kosuluyla park etmeye elverisle alanlara araç park edebilirler. ( Özürlü Kimlik Belgesini aracin ön yüzünü görünecek sekilde asmaniz önemle rica olunur.)

Bu konu üzerinde uzun süredir bir makale yazmayı dünüyordum kısmet bugüneymiş. Zaman zaman gazete haberlerinde özürlü işci ilanlarında v.b gibi duyuru ortamlarında “engellilere iş fırsatı” başlığı altında iş ilanları yapılıyor.

Buraya kadar herşey çok güzel. Ama durun dış güzellik her zaman yanıltır. :) İlanın içeriğini okuyunca bazı durumlarda şok geçirmemek mümkün değil.

Bir engelli işci ilanı örneği:

Bilmem ne orman müdürlüğüne özürlü beden işcisi alınacak. özürlü birinden iyi beden işcisi olurya..:)

Başka bir örnek firmamızda çalıştırılmak üzere özürlü işci aranıyor.

istenen özellikler yüksek lisans yapmış olması

ee durup sormak lazım engellilerin eğitim hakkını engelleyip sonrada yüksek lisans şartı aramak tam aziz nesinnlik bir durum.

Anadoluda “komşular alışverişte görsün” diye bir laf vardır. bu ilanı verenlerde zaar bu şekilde düşünüyor.

Normal insanlar kısa ulaşım aktivitelerini bacaklarıyla yapar. Bir yerden bir yere gitmek için ayağa kalkar ve yürürler. Şimdi biraz beyin jimnastiği yapalım. Gözlerinizi kapadın ve tekerlekli sandalyedeki bir insanı düşünün. Bu kişi yürüme eylemini tekerlerle yapıyor. yani sandalyesiyle, tekerlekli sandalyesinin önüne engel çıkmadığı sürece normal insanların bacaklarıyla yaptığı her türlü eylemi yapabilir. ne zamanki önüne engel çıkarsa o zaman yürüme eylemi durur.

bu engeller nedir. yüksel kaldırımlar.

uygunsuz rampalar

merdivenler v.b gibi…. dışsal engeller.

O halde engelliler “engelli değil” peki ne “engellenen”

bu engelleme kaltığı zaman engellilikte ortadan kalkacaktır.