Bayındır Hastaneleri Söğütözü Kulak Burun Boğaz Bölümü Doç.Dr.Tuncay Özçelik, horlamanın sosyal bir problem olduğunu, horlamanın en ağır formunun “tıkayıcı tipte horlama hastalığı olduğunu dile getirdi. Özçelik şöyle devam etti; “Uyku apnesi diye bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama nefessiz kalınan bir dönemle kesilmektedir. Solunum tam olarak durur. 10 saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7 den fazla görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder” dedi.

Bu gibi durumlarda uyku merkezinde inceleme yapılmasını gerektiğini öneren Özçelik, apneli yani nefes kesilmesi yaşayan hastalarda saatte 30 ile 300 defa tıkanmalara rastlanıldığını, böylelikle uykuda kan oksijen düzeyinin aşırı oranda düştüğünü ifade etti.

Özçelik şöyle devam etti : “Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir. Tıkayıcı tipte horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilmektedirler. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur. Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir. Araba kullanırken yada iş başında uyuklamalar görülecektir”

Özellikle iyi bir “adele tonusu” kazanmak için sportif bir yaşam biçiminin seçilmesini öneren Özçelik, horlayan kişilerin uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen allerji ilaçlarını uykudan önce almaması gerektiğini söyledi.

Özçelik, uykudan 4 saat önce alkol alınmaması ve 3 saat önce ağır yemeklerin yenmemesi gerektiğine dikkat çekti. Aşırı yorgunluk isteyen işlerden kaçınılması gerektiğine değinen Özçelik, “Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmelidir. Eski bir öneri olarak pijama sırtına tenis topu dikmek hala faydalı bir metotdur.

Böylelikle sırt üstü uyumaya engel olunur. Yatağınızın baş tarafı daha yukarıda olacak şekilde tüm yatağınızı yaklaşık olarak 10 cm bir tarafa doğru çevirebilirsiniz. Bu amaçla yatağınız bir tarafı altına bir tuğla yerleştirmek amacınıza uygun olacaktır. Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanıyabilirsiniz.” Şeklinde konuştu.

Her pozisyonda horlayan kişilerin ağır horlayan olarak isimlendirildiği bilgisini veren Özçelik, bu kişilerin söz konusu önerilerden daha fazla yardıma ihtiyaçları olduğunu belirtti. Horlama, kişi ve ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman doktor ile görüşülmesini isteyen Özçelik, “Bu özellikle uyku sırasında nefes alamama problemi olduğunda (Yüksek sesli horlama nefessiz kalma dönemi ile kesilmektedir.) doktora başvurulması daha da önem kazanır. Horlama hastasının burun, ağız, boğaz ve boynunun detaylı muayenesi yapılmalıdır. Horlamanın boyutu ve horlayan kişinin sağlığını belirlemek açısından uyku laboratuarı çalışmaları değerlidir” dedi.