Bayındır Hastanesi Söğütözü Kulak Burun Boğaz bölüm başkanı Prof. Dr. O. Nuri Özgirgin, kulak kirini temizlemek için çöplü pamuk kullanmanın sakıncalı olduğunu belirterek, “Çöplü kulak pamukları ile biriken kirler içeri doğru itilip kulağı tıkar. O nedenle çöplü pamukla kulağın dıştan görülen yerlerinin nemini almak yeterlidir” dedi.

Özgirgin yaptığı açıklamada, dış kulak yolunun kendine özgü (serümen sekresyon adı verilen) sarı-kahve renkli koyu kıvamlı bir salgısı olduğunu belirterek, “Normalde bu salgının yönü dış kulak yolunun ağzına doğrudur dolayısıyla birikim yapması beklenmez. Bu fizyolojik bir durumdur ve özellikle annelerin çocukların kulaklarında benzer renkli bir salgıyı gördüklerinde endişelendikleri görülmektedir” dedi.

Bazı kişilerde bu salgının dışarıya doğru yönlendirilemediğini bildiren Özgirgin, bu duruma dış kulak yolundaki anatomik düzensizlikler ve dış kulak yolunu örten cildin yapısının neden olabildiğini söyledi.

Özgirgin şöyle devam etti : “Bu durumda kir (salgı) dış kulak yolunda birikim yapar ve sonuçta kulak yolunu tıkar. Dış kulak yolunun tam tıkanması ile yaklaşık 30 desibel(dB) çivarında işitme kaybı oluşur.

Bu süreç çok yavaş gelişirse hasta tarafından hissedilmeyebilir. Ancak, denizde veya banyo sonrası dış kulak yoluna suyun teması ile bu kir şişer ve şişmesi ile birlikte hasta ani bir tıkanıklık hisseder ve bu şikayet de hastaları doktora getirir. Ağrı nadiren olur ancak bazen hassas kişilerde hafif bir acıma hissi veya baskı hissi gelişebilir”

Kulak yıkanmasının mutlaka doktorlar tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Özgirgin, hastanın daha önceden kulak zarının delik olmuş olması durumunda yıkama suyunun orta kulağa kaçması ile birlikte iltihaplanmalara neden olabileceğine dikkat çekti.

Özgirgin, şeker hastaları ya da bağışıklık sistemi baskılanmış hastaların dış kulak yolundan mikrop girmesine karşı çok duyarlı olduğunu belirterek, kulak yıkama suyunda var olabilecek antibiyotik tedavisine direnç gösteren bazı bakterilerin, kulağın yıkanması sırasında dış kulak yolu cildine girdiklerinde habis bir durumun ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.

Dış kulak yolunun hemen altındaki bölgenin ve kafa kaidesinin gözenekli bir dokuya sahip olduğunu ifade eden Özgirgin, “Enfeksiyonlar hayati yapıların da olduğu bu ortamda kolay ilerler. Kulak yıkama suyu ile buraya girecek antibiyotik tedavisine direnç gösteren bakteriler hastalık oluşturup yayıldığı takdirde ölümle sonuçlanabilen sorunlar oluşturabilir. Bu nedenle kulağı yıkanacak hastaların tıbbi durumlarının önceden bilinmesinde yarar vardır. Bunu da ancak doktor sorgulayabilir” dedi.

Eğer yıkama işlemi yapılacak ise suyun temiz olmasına, vücut ısısında olmasına (aksi takdirde baş dönmesine neden olur) dikkat edilmeli. Şırınga temiz olmalıdır. Kirin sertlik derecesine göre, sertleşmiş kirler özel olarak yapılmış ve steril edilmiş “küretler” aracılığıyla çıkartılır. Yumuşak olan kirler ise vakumlu sistemler (aspiratör) kullanarak çekilir.