ENGELLİ YÜREĞİM


Gözlerimdeki yalnızlıkta büyüttüm seni
Sessiz çığlıklarla yol aldım
Güneşin doğuşunda aradım sevdamı
Engelli yüreğim kavuşmak bilmedi doğruyla
Lanetlenmiş bir şehrin omuzlarımda bıraktığı yük
Ve bu yükün ezikliğiyle çarpıyor gövdem sevgi sözcüklerine
Tarifi yok işte yamalı sevdaların dikişleri sökülüyor bir,bir
Sarı renkli bir sonbahar gününü anımsatıyor çehrem
Mavi düşlerimden aforoz edildim
Kendimi yargılıyorum sabahın beşinde
Suskunluğum yenildiğim anlamındamı?
Aynı çizgiden kaçıncı düşüşüm bilmiyorum
Tutunamıyorum uzanan her ele,sonra kavgam büyüyor içimde
Çekiyorum tetiği vuruyorum yüreğimi gözünden
Yakıyorum içimde fosilleşmiş bütün mazeretleri
Çıkıyorum sonra ben benden,terk ediyorum beni…